Zarflar

ZARFLAR (BELİRTEÇLER)

 

            Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve zarfları niteleyen kelimelere denir. 

Güzel okudu.     /  Güzel okumak   /   Çok güzel iş        / Çok güzel  okudu.

Zarf    Fiil             Zarf    Fiilimsi      Zarf  Sıfat  İsim     Zarf  Zarf   Fiil

Zarfların Anlam Bakımından Çeşitleri

  1. Durum Zarfları
    1. Niteleme Zarfları
    2. Kesinlik Zarfları
    3. Olasılık Zarfları
    4. Yaklaşıklık Zarfları
    5. Yineleme Zarfları
    6. Üleştirme Zarfları
    7. Sınırlama Zarfları
  2. Zaman Zarfları
  3. Miktar (Azlık-çokluk, nicelik, ölçü) Zarfları
    1. Eşitlik Zarfları
    2. Üstünlük Zarfları
    3. En üstünlük Zarfları
    4. Aşırılık Zarfları
  4. Soru Zarfları
  5. Yer-yön Zarfları

1.DURUM ZARFLARI

            Fiil veya fiilimsilerin yapılış biçimine açıklık getiren zarflara denir. Durum zarflarının özellikleri ve çeşitleri şunlardır:

a)Niteleme Zarfları : Fiil ve fiilimsilerin yapılışını bildiren ve “nasıl” sorusuna cevap veren zarflardır. Güzel yazdı. Hızlı oturdu.

Bazı niteleme zarfları ikileme veya edat öbeği şeklinde olabilir: Koşa koşa geldi.   Yorgun gibi görünüyorsun.

b) Kesinlik Zarfları: Fiillerin ve fiilimsilerin yapılışına kesinlik anlamı katan zarflardır. Başlıca kesinlik zarfları şunlardır: Elbet, şüphesiz, ne olursa olsun, elbette, mutlaka, kuşkusuz, eninde sonunda, er geç, hiç, asla, hiç mi hiç... Asla gitmeyeceğim. Kesin  gelirim.

 

c) Olasılılık (İhtimal) Zarfları :  Fiillerin anlamına olasılık katan zarflardır: Başlıcaları şunlardır: Galiba, ola ki, sanırım, herhalde, belki, bakarsın, tut ki, varsayalım, say ki, tahminen...Bakarsın giderler. Herhalde okuyacaktır.

      Yeterlilik fiilleri olasılık anlamı taşıdığı için, bu fiillerle olasılık zarflarının aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

      Çarşıya gidebiliriz (Doğru)

      Belki çarşıya gideriz. (Doğru)

      Belki çarşıya gidebiliriz. (Yanlış)

 

Ç) Yaklaşıklık Zarfları : Fiillerin anlamını etkileyen, ayrıca miktar ve zaman zarflarına yaklaşıklık anlamı katan zarflardır. Bu zarflar, cümleye “tam değil, ona yakın, biraz fazla” gibi anlamlar kazandırır.

Aşağı yukarı üç yıldır gelmiyor.  / Takriben saat bir’de gittik. / Hemen hemen on  milyonum var / Yaklaşık üç aydır uğramıyor.

 

      Yaklaşıklık zarflarının bulunduğu cümlelerde “tam” kelimesini kullanmak dil yanlışına yol açar.

Aşağı yukarı tam yüz milyonum var (Yanlış)

 

d) Yineleme Zarfları : Daha önce gerçekleşen bir fiilin, tekrarlandığını belirten zarflardır. Başlıcaları şunlardır: Yine, ikide bir, bir daha, kimi kez, tekrar, ara sıra, bazen, bazı bazı, sık sık...Başım yine çok ağrıyor.

“de” bağlacının bazı kullanımlarda yineleme anlamı görülür: Bu sene de izin kullanmadım.

e) Üleştirme Zarfları : Üleştirmeli sayı kelimelerinin genellikle ikileme biçiminde fiil ve fiilimsilere yönelik olarak kullanılmasıdır. İçeriye ikişer ikişer girin. / Teker teker gelin.

 

f) Sınırlama Zarfları : Fiillere zaman ve ölçü bakımından sınır getiren zarflardır. Başlıcaları şunlardır: En erken, ancak, en çok, en az, en fazla, artık, en geç...Bu para en çok üç ay gider.

            “Ancak” ve “yalnız” kelimeleri “sadece” anlamında kullanılıp isme sınır getirirse edat olur. Ayın kelimeler “sadece” anlamında kullanılıp fiile sınırlama getirdiğinde zarf görevini üstlenir. “Ancak, yalnız” kelimeleri “fakat” anlamında kullanılırsa bağlaç olur.

Bu işi ancak Ali yapar (Edat) / Bu para ancak üç ay yeter(Zarf)  / Bu hastalığa yalnız iki ay dayanılır (Zarf) / Okula giderim; yalnız derse girmem.(Bağlaç)  / Size gelirim; ancak televizyon seyredeceğiz. (Bağlaç)

            “Yalnız” kelimesi isim, sıfat ve niteleme zarfı olarak da kullanılır:

O her zaman yalnızdı. (İsim)  / Yalnız adam kimseyle konuşmazdı. (Sıfat) / Bu adam şu evde yalnız oturuyor. (Niteleme Zarfı)

 

NOT : “Artık” kelimesi “bundan sonra” anlamına gelirse zarf olur: Artık size güvenmiyorum. “Artık” kelimesi isim ve sıfat olarak da kullanılabilir. Ekmek artıkları (İsim) / Artık kumaş (Sıfat)

 

2. ZAMAN ZARFLARI

 

            Fiil ve fiilimsilerin yapılış zamanını bildiren zarflardır. Başlıcaları şunlardır: Geçen ay, geçen yıl, geçen hafta, geçen gün, geçen asır, gelecek sene, gelecek hafta, biraz sonra, bugün, henüz, on gün önce, dün, bu sabah, biraz önce, şimdi, demin, şimdilik, ileride, şu anda...

            Zaman zarfları fiil ve fiilimsileri niteleyerek “ne zaman” sorusuna cevap verir. Zaman bildiren her kelime zarf değildir. Dün geldi. (Zarf) / Dünü unutalım. (İsim)

            Bazı deyimler, zaman zarfı olur: Eli kulağında gelir. (Zaman Zarfı)

            “İleride” kelimesi cümlede kullanılışına göre bazen isim, bazen zarf olur: İleride bir adam duruyor. (İsim)  / İleride size oturmaya geleceğim. (Zaman zarfı)

 

3. MİKTAR (ÖLÇÜ, NİCELİK, AZLIK-ÇOKLUK) ZARFI

 

            Fiillerin ve fiilimsilerin miktarını bildiren zarflardır. Bu zarfların en önemli özelliği fiil ve fiilimsilerden başka sıfatları ve zarfları da niteleyebilmesidir. Miktar zarfları dörde ayrılır:

a)      Eşitlik Zarfları: “Kadar” ve “denli” edatlarıyla oluşan ve fiillerle fiilimsileri niteleyen öbeklerdir. Ben de İsmet kadar çalıştım. (Eşitlik zarfı) / Cennet kadar güzel Ülkem.

Eşitlik Zarfı    Sıfat   İsim

“Kadar” edatıyla oluşan öbekler, ismi niteleyerek sıfat olabilir: Bacak kadar çocuk. (Sıfat) / Dünya kadar çalıştım. (Zarf)  / Dünya kadar iş. (Sıfat)

 

b)      Üstünlük Zarfları :  Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve zarfları niteleyen “daha” kelimesidir. Bu yetmedi, daha ver. (Üstünlük zarfı) / Daha  güzel bir söz.  / Daha       iyi     çalıştı.

Üst.Zarfı   Sıfat       İsim   Üst.Zarfı  Zarf  Fiil

“Daha” kelimesi “bir” kelimesiyle öbekleşince, bir işin tekrarlanacağını anlatır. Ve yineleme zarfı olur. Bu sınavda şansımı bir daha deneyeceğim.  (Yineleme zarfı)

 

c)      En üstünlük Zarfı : Sıfatları ve zarfları niteleyen “en” kelimesidir. En   güzel çiçek, çocuktur.

 

Ç) Aşırılık Zarfları : Fiillerin ve fiilimsilerin anlamlarına doğrudan veya zarflar aracılığıyla  aşırılık anlamı katan zarflardır. Bu zarflar ayrıca niteleme sıfatlarının da anlamlarına aşırılık kazandırır. En çok kullanılanları şunlardır: Gayet, çok, az, azıcık, biraz, birazcık, oldukça, pek, fazla, fazlaca....Çok konuşuyorsun. (Zarf) / Oldukça güzel günler   yaşıyoruz.   /  Fazla sert davranmayın.  / Az çalışmak seni başarısızlığa iter.

Zarf        Sıfat  İsim                         Zarf   Zarf              Zarf  Fiilimsi

 

            Miktar zarfları, niteledikleri sıfatlarla beraber düşünülürse, sıfat öbeği oluşur.

Cennet kadar güzel Türkiye  (İsim, edat, sıfat, isim)

Cennet kadar güzel Türkiye  (Zarf, sıfat, isim)

Cennet kadar güzel Türkiye  (Sıfat öbeği, isim)

 

            “Pek çok, daha çok, pek az, daha az, en az, en çok, en fazla, çok az” kelimeleri de miktar zarfı olarak kullanılır. Bunlar, kelimenin anlamını pekiştirir. Daha çok çalışmalısın. (Zarf, fiil)

 

            “Olabildiğince, alabildiğince, olağanüstü, fevkalâde, harikulade” kelimeleri de aşırılık anlamı taşır. Bu kelimeler aşırı şaşkınlık veya aşırı beğenme duygularını anlatmaya yarar. Bunlar cümlede sıfat veya zarf göreviyle kullanılır. Olağanüstü toplantı. (Sıfat, isim)  / Olağanüstü güzel bir gol attı. (Zarf, sıfat, isim)

 

4. YER-YÖN ZARFLARI

 

            Fiil ve fiilimsilerin gerçekleşme yerini ve yönünü bildiren zarflardır. Yer-yön zarflarının sayısı sekizdir: “İçeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri, öte, beri”

 

            Bu kelimelerin yer-yön zarfı olabilmesi için mutlaka yalın halde olması ve fiil ya da fiilimsiyi nitelemesi gerekir. Yukarıdaki sekiz kelime, herhangi bir ek alırsa zarf olmaktan çıkar, isim olur.

İçeri gir.  (Zarf)      /      İçeriye gir  (İsim)

 

            “İçeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri, öte, beri” kelimeleri yer-yön zarfı olduğunda zarf tümleci, isim olarak kullanıldığında ise özne, nesne veya dolaylı tümleç olur.Aslında Yer – yön zarfları “nereye” sorusuna cevap verir. “Nereye” sorusuna cevap veren kelimeler dolaylı tümleç olduğu halde, yer-yön zarfları bu soruya cevap vermesine rağmen zarf tümleci olur. Çünkü Türkçe’de kendi adıyla öğe olan tek kelime çeşidi zarftır. Yani cümlede zarf görevinde kullanılan bir kelime, öğe olduğunda mutlaka zarf tümleci olur.

 

İçeri gir. (Zarf Tümleci, yüklem)   /    İçeriye gir. (Dolaylı tümleç, yüklem)   / İçerisi beğenildi. (Sözde özne,yüklem)

 

            Bu kelimeler ayrıca isim görevinde kullanıldığında yüklem de olur: Çocukların bir kısmı içerideydi..(Özne, yüklem)

 

            Yukarıda sıralanan kelimeler isimleri niteleyerek sıfat görevini üstlenebilir: Aşağı mahalle..

            “İleri” kelimesi isim, zaman zarfı, yer-yön zarfı ve sıfat olarak kullanılır.

            Adı geçen kelimelerin  hepsi birbirinin karşıt anlamlıları şeklindedir. Bu kelimeler karşıt anlamlılarıyla ikileme biçiminde kullanılırsa yer-yön zarfı olmaz, niteleme ve yaklaşıklık zarfı olur. Aşağı yukarı yüz milyon kazandım. ( Yaklaşıklık zarfı)

 

            Yön bildiren “doğu, batı, kuzey, güney, sağ,sol” kelimeleri, fiil ve fiilimsilere yönelik olarak kullanıldığında mutlaka hal eklerini alır. Bu nedenle bu kelimeler yön bildirdiği halde yer-yön zarfı olmaz, isim olur. Doğuya gidelim. (İsim)

 

5.SORU ZARFLARI

 

            Fiil ve fiilimsileri soru yoluyla  belirten zarflardır. Ne bakıyorsun? Ne zaman geleceksin? Niçin gitmedin? Neden gelmedin?...

 

Not : Bir soru kelimesinin soru zarfı olabilmesi için fiil veya fiilimsiyi nitelemesi gerekir. Ne aldın ? (Soru zamiri)  / Niçin aldın? (Soru zarfı)

 

YAPILARINA GÖRE ZARFLAR

 

  1. Basit Zarflar : Hiç ek almayan zarflardır. İyi çalıştı, çok yoruldu...
  2. Türemiş Zarflar : Yapım eki alarak oluşan zarflardır. Akıllı davrandı, yorgun görünüyor.
  3. Birleşik Zarflar: En az iki kelimenin birleşmesinden oluşan zarflardır. Açıkgöz davrandı.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !