Temel Ögeler (Özne, Yüklem)

Cümlenin Öğeleri

Cümle : Bir duygu, düşünce veya isteği kısaca bir yargıyı bildiren sözcük dizisine cümle denir.

ü       Çalıştım.

ü       Ders çalıştım.

ü       Sabaha kadar durmadan ders çalıştım.

Uyarı : Cümle yargı bildiren anlatım bütünlüğüdür. Buna göre yargı bildirmeyen biz söz öbeği, cümle değildir. Sözgelimi, Akıllı adam, bir sıfat tamlaması olup, cümle değeri taşımaz.  Oysa Adam akıllıydı. Dendiğinde bu bir yargı, bildirir ve cümle adını alır.

Cümlenin Öğeleri :

            Temel Öğeler :

 Yüklem : Cümlede iş, oluş, hareket, kısaca yargı bildiren sözcük veya söz grubudur. Bu tanıma dayalı olarak yüklemin iki şekilde karşımıza çıkabileceğine dikkat edelim.

Eylem Tabanı + Haber Kipi + Kişi Eki = Yüklem

Eylem Tabanı + Dilek   Kipi + Kişi Eki = Yüklem

Ad ve Ad Soylu Sözcük     + Ekeylem = Yüklem

Örnek :                        Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı.

                        Şuraya bir yatak ser, yavaş yavaş

UYARI : Ad ve ad soylu sözcükler ekeylemle çekimlenmeden de yüklem görevinde bulunabilir. Örnek :     İçimde tuhaf bir hüzün vardı. (var + idi)

                        İçimde tuhaf bir hüzün var. (var).

Yüklemin Özellikleri :

ü       Yüklem, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbeklerinden de (Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler, ikilemeler, bileşik eylemler) oluşabilir. Örnek :

Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

(Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem, yüklem durumunda)

Bu ev, kırmızı damlı eski bir köy eviydi.  (Yüklem, sıfat tamlaması durumunda)

Sizinle konuşan kadın, çocuğun halasıymış.(Ad tamlaması, yüklem durumunda)

O sabah güneş pırıl pırıldı.(İkileme, yüklem durumunda)

Bu kez galiba baltayı taşa vurduk. (Deyim yüklem durumunda.)

ü       Yalnızca ad değil, ad soylu tüm sözcükler ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek :

Yurdumuzu kurtaran, Atatürk’tür (Ad, yüklem durumunda)

Bendim geçen ey sevgili, sandalla denizden. (Zamir yüklem durumunda)

Biz üniversiteye giderken o küçüktü. (Adlaşmış sıfat, yüklem durumunda)

Onun kaliteli malları çoktur. (Zarf, yüklem durumunda)

Ak akçe kara gün içindir. (Edat öbeği yüklem durumunda)

Dilimizde sıkça kullanılan bağlaçlardan biri de “ve” dir. (Bağlaç , yüklem durumunda.)

Ağzından çıkan tek şey amandı. (Ünlem, yüklem durumunda)

ü       Eylemsilerden, adeylem ve sıfateylemler, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek :

Bütün dileği insanların birbirini karşılık beklemeden sevmesiydi.(Adeylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.)

Adam, uzaktan bir tanıdıklarıymış. (Sıfat eylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.)

ü       Yüklem, pekiştirilmiş sözcüklerden de oluşabilir. Örnek :

Bütün gece konuştu da konuştu.

Bayram sabahı şehrin sokakları bomboştu.

Bütün çocukları çalışkan mı çalışkandı.

ü       Sıralı cümlelerde, iki farklı yargı aynı yükleme uyum gösterirse ortak yüklem kullanılabilir. Örnek :      Oğlan dayıya, kız halaya çeker. Bu bağımlı sıralı cümleyi yargı yönünden tek tek incelersek.            Oğlan dayıya çeker.

Kız halaya çeker.

                        Bu cümlede “çeker” yüklemi ortak kullanılmıştır.

ü       Kimi durumlarda yüklemin anlatımdan düştüğü görülür. Böyle durumlarda okuyucu veya dinleyici yüklemi zihninden tamamlar. Örnek :

Ev yapacaksan tuğladan, kıza alacaksan Muğla’dan.

Yukarıdaki anlatım tamamlanırsa :

Ev yapacaksan tuğladan yap. Kız alacaksan Muğla’dan al.

UYARI : İki farklı yargının tek eylemsiye ve tek yükleme bağlanması çoğu kez yargılardan birinin eylemsiyle ya da yüklemle uyumsuzluğuna neden olur ve anlatım bozukluğu yaratır. Bu anlatım bozukluğuna yüklem eksikliği adı verilir. Bu durumda her farklı yargıyı ayrı bir yancümleye (eylemsiye) ya da yükleme bağlamak anlatım bozukluğunu ortadan kaldırır. Örnek :      Sigarayı az içkiyi de hiç içmez.

                  Sigarayı az (içer), içkiyi de hiç içmez.

Özne : Cümlede, yüklemin bildirdiği eylemi ya da yargıyı gerçekleştiren ve üstlenen öğe özne adını alır.  Özne bir kişi ya da birkaç kişiden oluşuyorsa yükleme “Kim? Kimler?” soruları; kişi dışında bir varlık, nesne ya da kavram ise yükleme “Ne? Neler?” soruları yöneltilir. Örnek :   Yazar, bu romanda sıradan bir olayı anlatıyor. (Anlatan kim? Yazar)

                                   Özne                                               Yüklem

                                   Seni de ansızın yakalar bir gün ölüm. (Yakalayan ne? Ölüm)      

                                                            Yüklem            Özne

İki Çeşit Özne Vardır :

¨       Gerçek Özne : Yüklemde bildirilen eylemi ve yargıyı yapan, yerine getiren veya üstlenen varlık ve nesnedir. Örnek :

Divan edebiyatında işlenen konular, genellikle soyuttur. (Soyut olan ne?)

                   Gerçek Özne                                Yüklem      

Hiçbir şair, hiçbir hikayeci yalnız bugün için yazmaz. (Yazmayan kim?)

      Gerçek Özne                                       Yüklem

¨       Sözde Özne : Yüklemde bildirilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden etkilenen kişi, varlık ya da kavramlardır. Başka bir deyişle gerçek öznenin olmadığı cümlelerde asıl görevi, nesne olan sözcük sözde özne görevi üstlenir. Örnek :

Yeni öğretmenler, Doğu Anadolu’ya atanmış. (Atayan kim? Yok) (Atanan kim?)

    Sözde Özne                               Yüklem

Yerler, çok iyi temizlenmiş. (Temizleyen kim? Belli değil?) (temizlenen ne?)

S.Özne             Yüklem

UYARI : Sözde özne, yalnızca yükleminde bir eylemin bulunduğu eylem cümlelerinde yer alır. Ad cümlelerindeki özne, daima gerçek öznedir. Örnek :

Kültür mirasına sahip çıkmak, bilinçli bir tavırdır.

          Gerçek Özne                         Yüklem

Öznenin Özellikleri :

¨       Bütün ad ve ad soylu sözcükler, cümle içinde özne görevinde bulunabilir. Örnek :

Bağışlayın beni arkadaşlar. (Ad, özne durumunda)

   Yüklem             Özne

Ben, gül yanaklı bir çocuğa benzerim. (Zamir özne durumunda)

Özne                                 Yüklem

Tembeller başarılı olamaz. (Adlaşmış sıfat, özne durumunda)

  Özne             Yüklem

Gece, bir tül gibi şehre iniyor. (Zarf özne durumunda)

Özne                           Yüklem

Gibi, sözcükler ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kurar. (Edat, özne)

Özne                                                                        Yüklem

Fakat, karşıt yargıları bağlar. (Bağlaç özne durumunda)        

Özne                        Yüklem

Ey, seslenme anlamı taşır. (Ünlem, özne durumunda)

Özne                        Yüklem

¨       Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler ve ikilemeler özne olabilir. Örnek :

Sanatçının yaratıcılığı, sezgi ve duygu gücüne bağlıdır. (Ad tamlaması özne durumunda)

Kimi şair ve yazarlar, düşüncelerinin kolayca anlaşılmasını istemezler.

(Sıfat tamlaması, özne durumunda)

Pot kırmak, onun adetiydi. (deyim özne durumunda)

Konu komşu bu duruma ne diyecek. (İkileme, özne durumunda)

¨       Kimi durumlarda ara söz, özneyi açıklamak  amacıyla kullanılır. Bu kullanıma açıklamalı özne denir. Örnek :       Annem, beni doğurup büyüten o yüce insan, artık yoktu.

Sınıftan biri, genç bir kız, elini kaldırdı.

¨       Kimi sıralı cümlelerde her cümle için tek bir özne kullanılır ve ortak özne meydana gelir. Örnek :  Her canlı doğar, yaşar, ölür.    Bu sıralı cümleleri ayırırsak.

                                Her canlı doğar.

                                Her canlı yaşar.

                                Her canlı ölür.       “Her canlı” üç ayrı eylemi gerçekleştirdiği için ortak öznedir.

¨       Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede özne görevi yapar.

 

Örnek :      Yan Cümle        Temel Cümle

                  Şiir okumak  /  büyük bir zevktir.

                                      Yüklem                Özne

                                   Yan Cümle           Temel Cümle

                                   Çok Konuşanlar / Dışarı çıksın

                                        Özne                    Yüklem              

UYARI :  İki cümlede tek özne bulunabilir. Böyle öznelere ortak özne denir. Ancak iki farklı yargının tek özneye bağlanması kim zaman yargılardan birinin özneyle uyum sağlayamaması sonucunu doğurur. Bu anlatım bozukluğuna özne eksikliği adı verilir. Örnek :

Hepsi ona gülüp geçmiş, onu dinelememişti.

Hepsi ona gülüp geçmiş, (hiçbiri) onu dinlememişti.

Özne – Yüklem Uygunluğu : Bir cümlede anlamın açık ve anlaşılır olması için özneyle yüklem arasında, tekillik- çoğulluk ve kişi yönünden uygunluk olmalıdır.

Özne ile Yüklem arasında iki yönden uygunluk vardır :

§         Tekillik-Çoğulluk Yönünden Uygunluk :

a)      Cansız varlıklar, soyut kavramlar insan dışındaki canlı varlıklar, organ ve zaman adlarının çoğul şekilleri özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur. Örnek :

Bütün eşyalar kapının önünde duruyor(lar).

Bu düşünceler çoktan eskidi(ler).

Kuzular uzaktan uzağa bağrıştı(lar).

Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker(ler).

Günler gittikçe uzuyor(lar).

Ellerim tutmuyor(lar).

b)      Özne birden çok sıfatın oluşturduğu sıfat tamlaması biçimindeyse yüklem genellikle tekil olur. Örnek : Bu iki kafadar yine yola koyuldu(lar).

c)       Sayı sıfatıyla kurulan tamlamalar özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek :  

İki adam seni arıyor(lar).

Sınıftan on kişi dışarı çıktı(lar).

d)      Belgisiz zamirler özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek :

Hepsi seni sormaya gelmiş(ler).

Bazıları  balık sevmez(ler).

e)      Mecaz-ı mürsel yoluyla oluşan topluluk adları, özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek :     Gol atılınca stad ayağa kalktı(lar).

Kasaba yollara döküldü(ler).

f)        İnsanlar için özne çoğul olduğunda yüklem tekil de çoğul da olabilir. Örnek :

Öğrenciler sınıfta ders dinliyorlar.

Öğrenciler, ders bitince evlerine gitti.

g)      Cümlede birden çok özne varsa yüklem de çoğul olur. Örnek :

A.      Muhip Dranas da Cahit Sıtkı da Fransız şiirini örnek aldıklarını kabul etmezler.

UYARI : Belgisiz sıfatların tamlayan olarak kullanıldığı sıfat tamlamaları özne olduğunda yüklem tekil de çoğul a olabilir. Örnek :

Kimi insanlar böyle düşünmez.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !