| TÜRKÇE EĞİTİM VE EDEBÎ DÜŞÜNCE SİTESİ |
AnlatımA.SÖZLÜ METNİN ÖZELLİKLERİ:
21:25 - 11/10/2006 - yorum {4} - yorum yazZarflarZARFLAR (BELİRTEÇLER) Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve zarfları niteleyen kelimelere denir. Güzel okudu. / Güzel okumak / Çok güzel iş / Çok güzel okudu. Zarf Fiil Zarf Fiilimsi Zarf Sıfat İsim Zarf Zarf Fiil Zarfların Anlam Bakımından Çeşitleri
1.DURUM ZARFLARI Fiil veya fiilimsilerin yapılış biçimine açıklık getiren zarflara denir. Durum zarflarının özellikleri ve çeşitleri şunlardır: a)Niteleme Zarfları : Fiil ve fiilimsilerin yapılışını bildiren ve “nasıl” sorusuna cevap veren zarflardır. Güzel yazdı. Hızlı oturdu. Bazı niteleme zarfları ikileme veya edat öbeği şeklinde olabilir: Koşa koşa geldi. Yorgun gibi görünüyorsun. b) Kesinlik Zarfları: Fiillerin ve fiilimsilerin yapılışına kesinlik anlamı katan zarflardır. Başlıca kesinlik zarfları şunlardır: Elbet, şüphesiz, ne olursa olsun, elbette, mutlaka, kuşkusuz, eninde sonunda, er geç, hiç, asla, hiç mi hiç... Asla gitmeyeceğim. Kesin gelirim. c) Olasılılık (İhtimal) Zarfları : Fiillerin anlamına olasılık katan zarflardır: Başlıcaları şunlardır: Galiba, ola ki, sanırım, herhalde, belki, bakarsın, tut ki, varsayalım, say ki, tahminen...Bakarsın giderler. Herhalde okuyacaktır. Yeterlilik fiilleri olasılık anlamı taşıdığı için, bu fiillerle olasılık zarflarının aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Çarşıya gidebiliriz (Doğru) Belki çarşıya gideriz. (Doğru) Belki çarşıya gidebiliriz. (Yanlış) Ç) Yaklaşıklık Zarfları : Fiillerin anlamını etkileyen, ayrıca miktar ve zaman zarflarına yaklaşıklık anlamı katan zarflardır. Bu zarflar, cümleye “tam değil, ona yakın, biraz fazla” gibi anlamlar kazandırır. Aşağı yukarı üç yıldır gelmiyor. / Takriben saat bir’de gittik. / Hemen hemen on milyonum var / Yaklaşık üç aydır uğramıyor. Yaklaşıklık zarflarının bulunduğu cümlelerde “tam” kelimesini kullanmak dil yanlışına yol açar. Aşağı yukarı tam yüz milyonum var (Yanlış) d) Yineleme Zarfları : Daha önce gerçekleşen bir fiilin, tekrarlandığını belirten zarflardır. Başlıcaları şunlardır: Yine, ikide bir, bir daha, kimi kez, tekrar, ara sıra, bazen, bazı bazı, sık sık...Başım yine çok ağrıyor. “de” bağlacının bazı kullanımlarda yineleme anlamı görülür: Bu sene de izin kullanmadım. e) Üleştirme Zarfları : Üleştirmeli sayı kelimelerinin genellikle ikileme biçiminde fiil ve fiilimsilere yönelik olarak kullanılmasıdır. İçeriye ikişer ikişer girin. / Teker teker gelin. f) Sınırlama Zarfları : Fiillere zaman ve ölçü bakımından sınır getiren zarflardır. Başlıcaları şunlardır: En erken, ancak, en çok, en az, en fazla, artık, en geç...Bu para en çok üç ay gider. “Ancak” ve “yalnız” kelimeleri “sadece” anlamında kullanılıp isme sınır getirirse edat olur. Ayın kelimeler “sadece” anlamında kullanılıp fiile sınırlama getirdiğinde zarf görevini üstlenir. “Ancak, yalnız” kelimeleri “fakat” anlamında kullanılırsa bağlaç olur. Bu işi ancak Ali yapar (Edat) / Bu para ancak üç ay yeter(Zarf) / Bu hastalığa yalnız iki ay dayanılır (Zarf) / Okula giderim; yalnız derse girmem.(Bağlaç) / Size gelirim; ancak televizyon seyredeceğiz. (Bağlaç) “Yalnız” kelimesi isim, sıfat ve niteleme zarfı olarak da kullanılır: O her zaman yalnızdı. (İsim) / Yalnız adam kimseyle konuşmazdı. (Sıfat) / Bu adam şu evde yalnız oturuyor. (Niteleme Zarfı) NOT : “Artık” kelimesi “bundan sonra” anlamına gelirse zarf olur: Artık size güvenmiyorum. “Artık” kelimesi isim ve sıfat olarak da kullanılabilir. Ekmek artıkları (İsim) / Artık kumaş (Sıfat) 2. ZAMAN ZARFLARI Fiil ve fiilimsilerin yapılış zamanını bildiren zarflardır. Başlıcaları şunlardır: Geçen ay, geçen yıl, geçen hafta, geçen gün, geçen asır, gelecek sene, gelecek hafta, biraz sonra, bugün, henüz, on gün önce, dün, bu sabah, biraz önce, şimdi, demin, şimdilik, ileride, şu anda... Zaman zarfları fiil ve fiilimsileri niteleyerek “ne zaman” sorusuna cevap verir. Zaman bildiren her kelime zarf değildir. Dün geldi. (Zarf) / Dünü unutalım. (İsim) Bazı deyimler, zaman zarfı olur: Eli kulağında gelir. (Zaman Zarfı) “İleride” kelimesi cümlede kullanılışına göre bazen isim, bazen zarf olur: İleride bir adam duruyor. (İsim) / İleride size oturmaya geleceğim. (Zaman zarfı) 3. MİKTAR (ÖLÇÜ, NİCELİK, AZLIK-ÇOKLUK) ZARFI Fiillerin ve fiilimsilerin miktarını bildiren zarflardır. Bu zarfların en önemli özelliği fiil ve fiilimsilerden başka sıfatları ve zarfları da niteleyebilmesidir. Miktar zarfları dörde ayrılır: a) Eşitlik Zarfları: “Kadar” ve “denli” edatlarıyla oluşan ve fiillerle fiilimsileri niteleyen öbeklerdir. Ben de İsmet kadar çalıştım. (Eşitlik zarfı) / Cennet kadar güzel Ülkem. Eşitlik Zarfı Sıfat İsim “Kadar” edatıyla oluşan öbekler, ismi niteleyerek sıfat olabilir: Bacak kadar çocuk. (Sıfat) / Dünya kadar çalıştım. (Zarf) / Dünya kadar iş. (Sıfat) b) Üstünlük Zarfları : Fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve zarfları niteleyen “daha” kelimesidir. Bu yetmedi, daha ver. (Üstünlük zarfı) / Daha güzel bir söz. / Daha iyi çalıştı. Üst.Zarfı Sıfat İsim Üst.Zarfı Zarf Fiil “Daha” kelimesi “bir” kelimesiyle öbekleşince, bir işin tekrarlanacağını anlatır. Ve yineleme zarfı olur. Bu sınavda şansımı bir daha deneyeceğim. (Yineleme zarfı) c) En üstünlük Zarfı : Sıfatları ve zarfları niteleyen “en” kelimesidir. En güzel çiçek, çocuktur. Ç) Aşırılık Zarfları : Fiillerin ve fiilimsilerin anlamlarına doğrudan veya zarflar aracılığıyla aşırılık anlamı katan zarflardır. Bu zarflar ayrıca niteleme sıfatlarının da anlamlarına aşırılık kazandırır. En çok kullanılanları şunlardır: Gayet, çok, az, azıcık, biraz, birazcık, oldukça, pek, fazla, fazlaca....Çok konuşuyorsun. (Zarf) / Oldukça güzel günler yaşıyoruz. / Fazla sert davranmayın. / Az çalışmak seni başarısızlığa iter. Zarf Sıfat İsim Zarf Zarf Zarf Fiilimsi Miktar zarfları, niteledikleri sıfatlarla beraber düşünülürse, sıfat öbeği oluşur. Cennet kadar güzel Türkiye (İsim, edat, sıfat, isim) Cennet kadar güzel Türkiye (Zarf, sıfat, isim) Cennet kadar güzel Türkiye (Sıfat öbeği, isim) “Pek çok, daha çok, pek az, daha az, en az, en çok, en fazla, çok az” kelimeleri de miktar zarfı olarak kullanılır. Bunlar, kelimenin anlamını pekiştirir. Daha çok çalışmalısın. (Zarf, fiil) “Olabildiğince, alabildiğince, olağanüstü, fevkalâde, harikulade” kelimeleri de aşırılık anlamı taşır. Bu kelimeler aşırı şaşkınlık veya aşırı beğenme duygularını anlatmaya yarar. Bunlar cümlede sıfat veya zarf göreviyle kullanılır. Olağanüstü toplantı. (Sıfat, isim) / Olağanüstü güzel bir gol attı. (Zarf, sıfat, isim) 4. YER-YÖN ZARFLARI Fiil ve fiilimsilerin gerçekleşme yerini ve yönünü bildiren zarflardır. Yer-yön zarflarının sayısı sekizdir: “İçeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri, öte, beri” Bu kelimelerin yer-yön zarfı olabilmesi için mutlaka yalın halde olması ve fiil ya da fiilimsiyi nitelemesi gerekir. Yukarıdaki sekiz kelime, herhangi bir ek alırsa zarf olmaktan çıkar, isim olur. İçeri gir. (Zarf) / İçeriye gir (İsim) “İçeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri, öte, beri” kelimeleri yer-yön zarfı olduğunda zarf tümleci, isim olarak kullanıldığında ise özne, nesne veya dolaylı tümleç olur.Aslında Yer – yön zarfları “nereye” sorusuna cevap verir. “Nereye” sorusuna cevap veren kelimeler dolaylı tümleç olduğu halde, yer-yön zarfları bu soruya cevap vermesine rağmen zarf tümleci olur. Çünkü Türkçe’de kendi adıyla öğe olan tek kelime çeşidi zarftır. Yani cümlede zarf görevinde kullanılan bir kelime, öğe olduğunda mutlaka zarf tümleci olur. İçeri gir. (Zarf Tümleci, yüklem) / İçeriye gir. (Dolaylı tümleç, yüklem) / İçerisi beğenildi. (Sözde özne,yüklem) Bu kelimeler ayrıca isim görevinde kullanıldığında yüklem de olur: Çocukların bir kısmı içerideydi..(Özne, yüklem) Yukarıda sıralanan kelimeler isimleri niteleyerek sıfat görevini üstlenebilir: Aşağı mahalle.. “İleri” kelimesi isim, zaman zarfı, yer-yön zarfı ve sıfat olarak kullanılır. Adı geçen kelimelerin hepsi birbirinin karşıt anlamlıları şeklindedir. Bu kelimeler karşıt anlamlılarıyla ikileme biçiminde kullanılırsa yer-yön zarfı olmaz, niteleme ve yaklaşıklık zarfı olur. Aşağı yukarı yüz milyon kazandım. ( Yaklaşıklık zarfı) Yön bildiren “doğu, batı, kuzey, güney, sağ,sol” kelimeleri, fiil ve fiilimsilere yönelik olarak kullanıldığında mutlaka hal eklerini alır. Bu nedenle bu kelimeler yön bildirdiği halde yer-yön zarfı olmaz, isim olur. Doğuya gidelim. (İsim) 5.SORU ZARFLARI Fiil ve fiilimsileri soru yoluyla belirten zarflardır. Ne bakıyorsun? Ne zaman geleceksin? Niçin gitmedin? Neden gelmedin?... Not : Bir soru kelimesinin soru zarfı olabilmesi için fiil veya fiilimsiyi nitelemesi gerekir. Ne aldın ? (Soru zamiri) / Niçin aldın? (Soru zarfı) YAPILARINA GÖRE ZARFLAR
10:26 - 22/5/2006 - yorum {8} - yorum yazBağlaçlar Eş görevli kelimeleri, söz öbeklerini ve cümleleri biçim ve anlam yönünden bağlayan kelimelere bağlaç denir. Üç çeşittir:
“İle” bağlacı “ve” bağlacının yerine kullanılabilir; fakat “ve” bağlacı hem kelimeleri, hem cümleleri bağlarken “ile” bağlacı sadece kelimeleri bağlayabilir. Ali ile Ayşe gitti. / Ali ve Ayşe gitti.
NOT: “Ne...ne” bağlacı olumsuzluk bildirir. Bu nedenle bu bağlacın bulunduğu cümlelerde fiiller genellikle olumludur. Bu kurala halk arasında günlük konuşmalarda pek uyulmaz. Böylece dil yanlışı olur. Ne geldi, ne aradı. (Doğru) / Ne Ahmet, ne Ali geldi. (Doğru) / Ne Ahmet, ne Ali gelmedi. (Yanlış) NOT : “DE” Bağlacı Cümleye Şu Anlamları Katar:
NOT: “İle” hem edat hem bağlaçtır. “İle” çıkarılıp yerine “ve” getirildiğinde cümlenin anlamı bozulmuyorsa bu durumda “ile” bağlaçtır. Cümlenin anlamı bozuluyorsa edattır. Babam ile pazara gittik. (Edat) / Babam ile annem çarşıya gitti. (Bağlaç) Bazı cümlelerde “ile” den sonra virgül getirilirse, bağlaç olan “ile” edata dönüşür:Fatih ile Ali’ye haber gönderdim. (Bağlaç) / Fatih ile, Ali’ye haber gönderdim. (Edat) NOT : Bağlaçlar cümlede tek başlarına öğe olmaz. Ancak başka öğelerin içinde yer alabilir. Kantinden simit ve çay aldım. (Belirtisiz Nesne) Erkenden kalktım ve okula gittim. (Cümle dışı unsur) Sen de al. (Cümle dışı unsur) ÖZET : BAĞLAÇ: Edat gibi bağlaçların da tek başlarına anlamları yoktur. Bağlaçların görevi eş görevli kelime ve kelime gruplarını ya da anlamca ilişkili cümleleri birbirine bağlamaktır. Başlıca Bağlaçlar: Ve, ile, ki, dahi, bile, ama, fakat, lâkin, yahut, ya da, ise, ancak, yalnız, nitekim, meğer, meğerse, çünkü, mademki, ne...ne, hem...hem, oysa.. Bağlaçların Özellikleri: 1.Bağlaçlar, bağlama görevi yaparken cümleye anlamlar da katabilir. (Sana söyleyeceğim ama kimseye söylemeyeceksin) (Şart anlamı) 2. Bağlaçlar cümle dışı unsurlardır. Cümlenin öğeleri bulunurken cümle dışı tutulurlar. ÖRNEK SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ile” kelimesi bağlaç görevindedir? (1986-FL-1) A) Okula kitaplar ile geliniz. B) Acele ile yapılan işler hep yarım kalır. C) Kazancı ile geçinmeyi denemiyor. D) Gelmeleri ile gitmeleri bir oldu. Çözüm: “İle” bağlaçsa yerine “ve” bağlacını getirebilirdik. Seçeneklerde “ile” yerine “ve” koyduğumuzda D şıkkındaki cümlenin anlamının bozulmadığını görürüz. Cevap D’dir. ÖRNEK SORU: “Kadar” kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde “büyüklüğünde” anlamında kullanılmıştır? (1992-KS) A) Dağın eteğine elli kadar çadır kurulmuş. B) Annem sabaha kadar uyuyamamış. C) Evlerinin önü de içi kadar temizdi. D) Bütün gün avuç içi kadar yer çapalayabildi. Çözüm: Seçeneklerde “kadar” kelimesi gördüğümüz yere “büyüklüğünde” kelimesini getirelim. D şıkkında cümlenin anlamını yitirmediğini göreceğiz. Cevap D’dir. 10:25 - 22/5/2006 - yorum {1} - yorum yazEdatlarEDATLAR (İLGEÇLER) Tek başına tam anlamı olmayan, kendisinden önce ve sonra gelen kelimeler arasında değişik anlam ilgileri kuran kelimelere edat denir. Türkçe’de başlıca edatları ve kurdukları anlam ilgilerini şöylece anlatabiliriz:
Edatlarla İlgili Bilgiler
Sanki kurumuş bir çiçekti. (Doğru) Kurumuş bir çiçek gibiydi. (Doğru) Sanki kurumuş bir çiçek gibiydi. (Yanlış)
a) Soru : Ali okula geldi mi? b) Zaman : Öğle oldu mu herkes acıkıyor. c) Pekiştirme : Onun arabası var, güzel mi güzel. d) Olumsuzluk: Ben başarılı olmaz mıyım? e) Rica: Şu kitabı uzatır mısın? f) Kesinlik: Yapmaz olur muyum? g) Şaşma : Bu havada ceket giyilir mi? h) Şart : Çalıştın mı başarırsın. i) Alay: Bizimki okuyor mu okuyor. ÖZET : Edat: Tek başlarına anlamı olmayan, cümle içinde kullanıldığında yan yana geldiği kelimeyle anlam ilişkisi kuran kelimelerdir. Bazı edatlar şunlardır: “İle, -e kadar, gibi, için, yalnız” Edatların Özellikleri: 1.İsim ve isim soylu kelimelerle yan yana gelip, edat grubu oluştururlar. (Çarşıya Ali ile çıktık.) (Edat grubu) 2. Edatlar cümlede zarf veya sıfat görevi üstlenebilirler:Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. (Zarf) / Bacak kadar çocukla tartışıyor. (Sıfat) EDAT İLE BAĞLACIN KARIŞTIRILMAMASI
3. Edatlar cümleden atılamaz. Cümle anlamsızlaşır. Bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz. Senin gibisini görmedim. / Senin görmedim. (Cümle anlamsızlaştı. Bu nedenle “gibi” edattır.) Koştum ama yetişemedim. / Koştum yetişemedim. (Cümle anlamını pek kaybetmedi. Bu nedenle “ama” bağlaçtır.) DİKKAT! Bu özellik her zaman için geçerli olmayabilir. 22:20 - 21/5/2006 - yorum {33} - yorum yazÜnlemlerÜNLEMLER Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir: 1. ASIL ÜNLEMLER Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar. Seslenme Ünlemleri Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın? Bre melûn! Ne yaptın? Hişt! Buraya gel! Şşt! Sus bakayım! Bunların yanında adlar ve özel adlar da seslenme ünlemi olarak kullanılabilir.
Anne! Hemşehrilerim! Tanrım! Mehmet! Duygu Ünlemleri Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne? Ah, ne yaptım! Eh! Fena değil. Ay, elim! itme ha! Hah, şimdi oldu! Hay Allah! Vah zavallı! Vay sersem! Aman dikkat! Eyvah! Geç kaldım! İmdat! Boğuluyorum! 2. ÜNLEM DEĞERİ KAZANMIŞ KELİME ve SÖZLER Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır. Komşular! Babacığım! Simitçi! Çok ilginç! Ne kadar güzel! Çabuk eve git! Ne olur yardım et! Çık dışarı! Yansıma kelimelerin hemen hemen tümü ünlem olarak kullanılabilir. Şır! Çat! Güm! Hav! Miyav! Tıs! 22:10 - 21/5/2006 - yorum {2} - yorum yazAnlatım BozukluklarıANLATIM BOZUKLUKLARI
Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır. Söylenmek istenen her şey; açık, yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı, gereksiz kelimelere yer verilmemeli, anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık, yalınlık ve anlaşılırlık yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Bunlar toplumdaki yerimize ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür, bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur: “...dermişim”, “...falan”, “...yok böyle bir şey”, “Kolum iptal oldu” vb. Konuyla ilgili olarak Feyza Hepçilingirler’in Türkçe “Off” ve Dedim: “Ah” adlı kitaplarını tavsiye ederim. Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını başlıklar hâlinde ve örneklerle görelim: Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması
Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız. Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş. Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı. Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir. Ben çok varlıklı, zengin biri değilim. Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı. Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması
Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor. Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor. Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor. Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız. Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar. Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar. Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı. Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü. Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim. Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.
Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi. Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir. Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi. Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak. Küçük kızın saçları hayli büyümüş. Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz. Son dakika içerisinde attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı. Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur. Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır. Yarın İzmir’e gidecek; buna zorunlu. Elindeki bıçağı vücuduna batırmış. Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur. Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir? Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması.
Kesinlikle yarın gelebilirler. Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı. Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi. Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum. Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak. Yanılmıyorsam, bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum. Eklerin yanlış kullanımı
Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir. Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır. Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı. Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı. Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir. Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır. Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır. Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması.
Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu. İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu. İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış. Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği
Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar. Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu. Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim. Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun? Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz. Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz. Tümleç yanlışları
Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz? Öğrencileri, teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız. Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir. Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı. Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır. Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı? Düşünme ve mantık hataları
Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz. Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok. Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız. Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi. Yarın mutlaka bir gazete almayı unutmayın. Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum. Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması
Ben ona ağabey, o da bana kardeşim derdi. Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir. Kitap için kendisine verilen paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi. Ekşiyi az, acıyı ise hiç sevmezdi. Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş, ama bir sonuç almış değiliz. Çorbaya biraz acı, biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi. Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi. Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz. Çok az veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var. Tamlama yanlışları
Verilen cümledeki özne ve zarf tümlecini bulun. Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak. Pasta ve meyve suyu ikram edilecek. Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik. Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi. Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir. Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi. Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı. Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Kelimelerin yanlış yerde kullanılması
Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi. Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli. Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz. İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi. İzinsiz inşaata girilmez. Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk
Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı. Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı. Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı. 22:07 - 21/5/2006 - yorum {1} - yorum yazTürkçe-İngilizce"Bir Türkçe kelime 17 İngiliz kelimesine bedeldir."
Afyonkarahisarlılaştıramadıklarımızdan mısınız? *İngilizce tercümesi :*
Are you one of those people whom we tried unsuccessfully to make resemble the citizens of Afyonkarahisar? 01:16 - 21/5/2006 - yorum {6} - yorum yaz
|
Hoş Geldiniz! TÜRKÇE ve EDEBİYAT İÇİN EĞİTİM VE DÜŞÜNCE SİTESİ GİRİŞ KİMLİK ESKİLER ELMEK KAYNAKLAR YENİLER @ SBS ve OKS SONUÇLARI @ YILSONU ETKİNLİĞİMİZ @ YORUMSUZ BİR ALINTI @ Temel Ögeler (Özne, Yüklem) @ Yardımcı Ögeler @ Cümlenin Ögeleri İle İlgili Uyarılar @ Fiillerin Bütün Çekimlerinin Tablosu @ Fiilerde Çatı @ Ek-Fiil ve Fiilimsi (Eylemsi) @ Yapılarına Göre Fiiler @ Fiillerde Basit ve Birleşik Kip @ Fiiler (Eylemler) @ Ad Tamlamaları @ Adlar @ Uygar(!) Avrupa'ya... SON YORUMLAR
teşekkürler ödev çatılar yarın sınava gircemm@@@@@@@@@@@q fiilimsi kompozizyon SINAV :)))))) fiilimsi KOMŞULAR - ferdagurel - baska - ivriz - ergenc - blueveil - ereglim - erdenaymelek - tiktaknaz - arabatutkunu - Blogcu Yardım - takkkkk - gsultraslangs - boykotcu - turkkceegitimi - topbaserhan - kodadiarda - siiryarismasi - imlakilavuzu - applesugar - wolff - tayaz - turkceyasam - bassullumuhasebe - iremandgizem - meleginmarifetleri - 6bsimdi7b - ima42 - turkcedersinehir - hamithankocak - cemilekocak - sevimlimlek - cimcimekiztugba - nayrilmazkankalart - alialimturk |