| TÜRKÇE EĞİTİM VE EDEBÎ DÜŞÜNCE SİTESİ |
Temel Ögeler (Özne, Yüklem)Cümle : Bir duygu, düşünce veya isteği kısaca bir yargıyı bildiren sözcük dizisine cümle denir. ü Çalıştım. ü Ders çalıştım. ü Sabaha kadar durmadan ders çalıştım. Uyarı : Cümle yargı bildiren anlatım bütünlüğüdür. Buna göre yargı bildirmeyen biz söz öbeği, cümle değildir. Sözgelimi, Akıllı adam, bir sıfat tamlaması olup, cümle değeri taşımaz. Oysa Adam akıllıydı. Dendiğinde bu bir yargı, bildirir ve cümle adını alır. Cümlenin Öğeleri : Temel Öğeler : Yüklem : Cümlede iş, oluş, hareket, kısaca yargı bildiren sözcük veya söz grubudur. Bu tanıma dayalı olarak yüklemin iki şekilde karşımıza çıkabileceğine dikkat edelim. Eylem Tabanı + Haber Kipi + Kişi Eki = Yüklem Eylem Tabanı + Dilek Kipi + Kişi Eki = Yüklem Ad ve Ad Soylu Sözcük + Ekeylem = Yüklem Örnek : Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı. Şuraya bir yatak ser, yavaş yavaş UYARI : Ad ve ad soylu sözcükler ekeylemle çekimlenmeden de yüklem görevinde bulunabilir. Örnek : İçimde tuhaf bir hüzün vardı. (var + idi) İçimde tuhaf bir hüzün var. (var). Yüklemin Özellikleri : ü Yüklem, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbeklerinden de (Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler, ikilemeler, bileşik eylemler) oluşabilir. Örnek : Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. (Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem, yüklem durumunda) Bu ev, kırmızı damlı eski bir köy eviydi. (Yüklem, sıfat tamlaması durumunda) Sizinle konuşan kadın, çocuğun halasıymış.(Ad tamlaması, yüklem durumunda) O sabah güneş pırıl pırıldı.(İkileme, yüklem durumunda) Bu kez galiba baltayı taşa vurduk. (Deyim yüklem durumunda.) ü Yalnızca ad değil, ad soylu tüm sözcükler ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek : Yurdumuzu kurtaran, Atatürk’tür (Ad, yüklem durumunda) Bendim geçen ey sevgili, sandalla denizden. (Zamir yüklem durumunda) Biz üniversiteye giderken o küçüktü. (Adlaşmış sıfat, yüklem durumunda) Onun kaliteli malları çoktur. (Zarf, yüklem durumunda) Ak akçe kara gün içindir. (Edat öbeği yüklem durumunda) Dilimizde sıkça kullanılan bağlaçlardan biri de “ve” dir. (Bağlaç , yüklem durumunda.) Ağzından çıkan tek şey amandı. (Ünlem, yüklem durumunda) ü Eylemsilerden, adeylem ve sıfateylemler, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek : Bütün dileği insanların birbirini karşılık beklemeden sevmesiydi.(Adeylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.) Adam, uzaktan bir tanıdıklarıymış. (Sıfat eylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.) ü Yüklem, pekiştirilmiş sözcüklerden de oluşabilir. Örnek : Bütün gece konuştu da konuştu. Bayram sabahı şehrin sokakları bomboştu. Bütün çocukları çalışkan mı çalışkandı. ü Sıralı cümlelerde, iki farklı yargı aynı yükleme uyum gösterirse ortak yüklem kullanılabilir. Örnek : Oğlan dayıya, kız halaya çeker. Bu bağımlı sıralı cümleyi yargı yönünden tek tek incelersek. Oğlan dayıya çeker. Kız halaya çeker. Bu cümlede “çeker” yüklemi ortak kullanılmıştır. ü Kimi durumlarda yüklemin anlatımdan düştüğü görülür. Böyle durumlarda okuyucu veya dinleyici yüklemi zihninden tamamlar. Örnek : Ev yapacaksan tuğladan, kıza alacaksan Muğla’dan. Yukarıdaki anlatım tamamlanırsa : Ev yapacaksan tuğladan yap. Kız alacaksan Muğla’dan al. UYARI : İki farklı yargının tek eylemsiye ve tek yükleme bağlanması çoğu kez yargılardan birinin eylemsiyle ya da yüklemle uyumsuzluğuna neden olur ve anlatım bozukluğu yaratır. Bu anlatım bozukluğuna yüklem eksikliği adı verilir. Bu durumda her farklı yargıyı ayrı bir yancümleye (eylemsiye) ya da yükleme bağlamak anlatım bozukluğunu ortadan kaldırır. Örnek : Sigarayı az içkiyi de hiç içmez. Sigarayı az (içer), içkiyi de hiç içmez. Özne : Cümlede, yüklemin bildirdiği eylemi ya da yargıyı gerçekleştiren ve üstlenen öğe özne adını alır. Özne bir kişi ya da birkaç kişiden oluşuyorsa yükleme “Kim? Kimler?” soruları; kişi dışında bir varlık, nesne ya da kavram ise yükleme “Ne? Neler?” soruları yöneltilir. Örnek : Yazar, bu romanda sıradan bir olayı anlatıyor. (Anlatan kim? Yazar) Özne Yüklem Seni de ansızın yakalar bir gün ölüm. (Yakalayan ne? Ölüm) Yüklem Özne İki Çeşit Özne Vardır : ¨ Gerçek Özne : Yüklemde bildirilen eylemi ve yargıyı yapan, yerine getiren veya üstlenen varlık ve nesnedir. Örnek : Divan edebiyatında işlenen konular, genellikle soyuttur. (Soyut olan ne?) Gerçek Özne Yüklem Hiçbir şair, hiçbir hikayeci yalnız bugün için yazmaz. (Yazmayan kim?) Gerçek Özne Yüklem ¨ Sözde Özne : Yüklemde bildirilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden etkilenen kişi, varlık ya da kavramlardır. Başka bir deyişle gerçek öznenin olmadığı cümlelerde asıl görevi, nesne olan sözcük sözde özne görevi üstlenir. Örnek : Yeni öğretmenler, Doğu Anadolu’ya atanmış. (Atayan kim? Yok) (Atanan kim?) Sözde Özne Yüklem Yerler, çok iyi temizlenmiş. (Temizleyen kim? Belli değil?) (temizlenen ne?) S.Özne Yüklem UYARI : Sözde özne, yalnızca yükleminde bir eylemin bulunduğu eylem cümlelerinde yer alır. Ad cümlelerindeki özne, daima gerçek öznedir. Örnek : Kültür mirasına sahip çıkmak, bilinçli bir tavırdır. Gerçek Özne Yüklem Öznenin Özellikleri : ¨ Bütün ad ve ad soylu sözcükler, cümle içinde özne görevinde bulunabilir. Örnek : Bağışlayın beni arkadaşlar. (Ad, özne durumunda) Yüklem Özne Ben, gül yanaklı bir çocuğa benzerim. (Zamir özne durumunda) Özne Yüklem Tembeller başarılı olamaz. (Adlaşmış sıfat, özne durumunda) Özne Yüklem Gece, bir tül gibi şehre iniyor. (Zarf özne durumunda) Özne Yüklem Gibi, sözcükler ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kurar. (Edat, özne) Özne Yüklem Fakat, karşıt yargıları bağlar. (Bağlaç özne durumunda) Özne Yüklem Ey, seslenme anlamı taşır. (Ünlem, özne durumunda) Özne Yüklem ¨ Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler ve ikilemeler özne olabilir. Örnek : Sanatçının yaratıcılığı, sezgi ve duygu gücüne bağlıdır. (Ad tamlaması özne durumunda) Kimi şair ve yazarlar, düşüncelerinin kolayca anlaşılmasını istemezler. (Sıfat tamlaması, özne durumunda) Pot kırmak, onun adetiydi. (deyim özne durumunda) Konu komşu bu duruma ne diyecek. (İkileme, özne durumunda) ¨ Kimi durumlarda ara söz, özneyi açıklamak amacıyla kullanılır. Bu kullanıma açıklamalı özne denir. Örnek : Annem, beni doğurup büyüten o yüce insan, artık yoktu. Sınıftan biri, genç bir kız, elini kaldırdı. ¨ Kimi sıralı cümlelerde her cümle için tek bir özne kullanılır ve ortak özne meydana gelir. Örnek : Her canlı doğar, yaşar, ölür. Bu sıralı cümleleri ayırırsak. Her canlı doğar. Her canlı yaşar. Her canlı ölür. “Her canlı” üç ayrı eylemi gerçekleştirdiği için ortak öznedir. ¨ Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede özne görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Şiir okumak / büyük bir zevktir. Yüklem Özne Yan Cümle Temel Cümle Çok Konuşanlar / Dışarı çıksın Özne Yüklem UYARI : İki cümlede tek özne bulunabilir. Böyle öznelere ortak özne denir. Ancak iki farklı yargının tek özneye bağlanması kim zaman yargılardan birinin özneyle uyum sağlayamaması sonucunu doğurur. Bu anlatım bozukluğuna özne eksikliği adı verilir. Örnek : Hepsi ona gülüp geçmiş, onu dinelememişti. Hepsi ona gülüp geçmiş, (hiçbiri) onu dinlememişti. Özne – Yüklem Uygunluğu : Bir cümlede anlamın açık ve anlaşılır olması için özneyle yüklem arasında, tekillik- çoğulluk ve kişi yönünden uygunluk olmalıdır. Özne ile Yüklem arasında iki yönden uygunluk vardır : § Tekillik-Çoğulluk Yönünden Uygunluk : a) Cansız varlıklar, soyut kavramlar insan dışındaki canlı varlıklar, organ ve zaman adlarının çoğul şekilleri özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur. Örnek : Bütün eşyalar kapının önünde duruyor(lar). Bu düşünceler çoktan eskidi(ler). Kuzular uzaktan uzağa bağrıştı(lar). Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker(ler). Günler gittikçe uzuyor(lar). Ellerim tutmuyor(lar). b) Özne birden çok sıfatın oluşturduğu sıfat tamlaması biçimindeyse yüklem genellikle tekil olur. Örnek : Bu iki kafadar yine yola koyuldu(lar). c) Sayı sıfatıyla kurulan tamlamalar özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : İki adam seni arıyor(lar). Sınıftan on kişi dışarı çıktı(lar). d) Belgisiz zamirler özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : Hepsi seni sormaya gelmiş(ler). Bazıları balık sevmez(ler). e) Mecaz-ı mürsel yoluyla oluşan topluluk adları, özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : Gol atılınca stad ayağa kalktı(lar). Kasaba yollara döküldü(ler). f) İnsanlar için özne çoğul olduğunda yüklem tekil de çoğul da olabilir. Örnek : Öğrenciler sınıfta ders dinliyorlar. Öğrenciler, ders bitince evlerine gitti. g) Cümlede birden çok özne varsa yüklem de çoğul olur. Örnek : A. Muhip Dranas da Cahit Sıtkı da Fransız şiirini örnek aldıklarını kabul etmezler. UYARI : Belgisiz sıfatların tamlayan olarak kullanıldığı sıfat tamlamaları özne olduğunda yüklem tekil de çoğul a olabilir. Örnek : Kimi insanlar böyle düşünmez. Kimi insanlar böyle düşünmezler. Cansız varlıklar kişileştirilip özne görevinde kullanıldıklarında ve çoğul olduklarında yüklem tekil de çoğul da olabilir. Örnek : Dağlar, doğan güne karşı hatalarını düşünüyorlar. Nehirler burada şarkılar söylüyordu. § Kişi Yönünden Uygunluk : a) İkinci ve üçüncü kişiler özne olursa bunların yüklemleri ikinci çoğul kişi olur. Örnek : Sen ve Ahmet beni dışarıda bekleyin. b) Özne birinci ve ikinci kişi ya da birinci ve üçüncü kişiyse yüklem birinci çoğul olur. Örnek : O da ben de seni bekledik. O konuya sen ve ben çalışacağız. c) Özne birinci, ikinci ve üçüncü kişiyse yüklem birinci çoğul olur.
Örnek : Oraya ben, sen ve Ahmet gideceğiz. - 15/3/2007 - yorum {9} - yorum yazYardımcı ÖgelerYardımcı Öğeler : Nesne : (Düz Tümleç) Öznenin yaptığı eylemden etkilenen varlık ya da nesnedir. Nesne, cümledeki kullanımına göre ikiye ayrılır : § Belirtili Nesne : Öznenin yaptığı işten etkilenen öğe adın “i” (gösterme, belirtme) durumuyla çekimlenirse belirtili nesne görevi yapar. Belirtili nesneyi bulabilmek için yükleme “Kimi? Neyi? Kimleri? Neleri?” sorularından uygun olan biri yöneltilir. Örnek : Çocuğun elindeki minik siyah köpeği hepimiz sevmiştik. (Neyi?) Belirtili Nesne Bu işin peşinde olduğunu biliyorum, saklama. (Neyi?) Belirtili Nesne Seni de onu da yakından tanıyoruz. (Kimi?) Belirtili nesne § Belirtisiz Nesne : Öznenin yaptığı eylemden etkilenen öğe, ad durum eklerinden biriyle çekime girmişse cümle içinde belirtisiz nesne görevi yapar. Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme “Ne?, Neler?” sorusu yöneltilir. Örnek : Ona her zaman bir kucak dolusu çiçek götürürdüm. (Ne?) Her gece, Kırmızı Başlıklı Kız adında bir masal anlatırdı. Belirtisiz Nesne Nesnenin Özellikleri : a) Nesne, yalnızca yükleminde eylem olan cümlelerde bulunur. Yükleminde ad ve ad soylu sözcüklerin bulunduğu cümlelerde nesne olmaz. Örnek : Bu adam, sorduğum tüm soruları yanıtsız bıraktı. Nesne Eylem b) Nesne, tek sözcük olabildiği gibi sözcük grubu da olabilir. Örnek : Kalemleri, defterleri, kitapları, üst üste yığdı. Nesne Öbeği c) Bazı cümlelerde ara söz, nesneyi açıklamak için kullanılır. Buna açıklamalı nesne denir. Bu söz, nesneyle birlikte tek öğe olarak değerlendirilir. Örnek : Babamı, o büyük insanı, bir daha görmeyecektim. Nesne Açıklamalı Nesne Yaşlı kadın, çocuğu – o kuru, sıska vücudu – son bir kez kucakladı. Nesne Açıklamalı Nesne d) Kimi bileşik cümlelerde birden çok çekimli eylemin ya da eylemsinin anlamını tek nesne tamamlayabilir, buna ortak nesne denir. Örnek : Kitabı eline aldı, bir süre okudu, sonra yerine koydu. (Kitabı belirtili nesnesi aldı, okudu, koydu eylemlerinin ortak nesnesidir.) e) Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede nesne görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Onun buraya gelişini / görmedim. Belirtili Nesne Yüklem Yan Cümle Temel Cümle Ders çalışmayı / istemiyor. Belirtili Nesne Yüklem Dolaylı Tümleç : -e, -de, -den
-e durum eki Yönelme Kime? Bunu bir de babama soralım. Nereye? Okula dilekçe verdim? -de durum eki Bulunma Kimde? Ahmet’te aynısından var. Nerede? Onu geçen gün sokakta gördüm. -den durum eki Çıkma Kimden? Dedemden bütün aile çekinirdi. Neyden? Şekerden böcek çıktı. Nereden? Uzaktan bir ses duyuldu. Dolaylı Tümlecin Özellikleri : a) “e, de, den” durumuyla çekimlenen sözcükler, eylemi zaman değil, durum yönünden etkilerse dolaylı tümleç olmaz. Zarf tümleci veya edat tümleci görevinde bulunur. Örnek : Sabaha orada oluruz (Ne zaman?) Zarf tümleci
Altı yaşında okuma öğrendi. (Ne zaman?) Zarf Tümleci
Sabaha kadar ders çalıştık. (Ne zamana kadar?) Edat Tümleci b) Kimi cümlelerde ara söz, dolaylı tümleci açıklamak amacıyla kullanılır ve açıklamalı dolaylı tümleç meydana gelir. Örnek : Memleketine, özlemini çektiği o yerlere, dönüyordu. Dolaylı Tümleç Dolaylı tümlecin açıklayıcısı Yüklem c) Sıralı cümlelerde dolaylı tümleç, birden çok cümlenin ortak öğesi olabilir. Buna ortak dolaylı tümleç denir. Örnek : Ona çok kızıyor, her gördüğü yerde bağırıyordu. Ona çok kızıyor. Ona her gördüğü yerde bağırıyordu. d) Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Ondan duyduklarına / inanamayacaksın. Dolaylı Tümleç Yüklem
Yan Cümle Temel Cümle Buraya geldiğine / bin pişman oldu. Dolaylı tümleç Yüklem Uyarı : Dolaylı tümleci bulmak için soruları “Neyden?” sorusu ile zarf tümlecinin sorusu olan “Neden?” sorusu birbirine karıştırılmamalıdır. Örnek : Bu düşünceleri okuduğu kitaplardan edinmiş. (Neyden?) Sıkıntıdan ne yapacağını şaşırmış. (Neden?) Yukarıdaki birinci cümlede “Neyden” sorusuna yanıt veren ve cümleye içinden anlamı katan “okuduğu kitaplardan” söz grubu cümlede dolaylı tümleç görevinde bulunurken, ikinci cümlede şaşırma nedeni olan “sıkıntı” sözcüğü, eylemin nedenini bildirdiği ve “Neden?” sorusuna yanıt verdiği için cümlede zarf tümleci görevi yapmaktadır. Zarf (Belirteç) Tümleci : Yüklemi zaman, durum, miktar, ölçü, yer yön ve soru yönünden gösteren sözcük ya da sözcük öbekleri cümle içinde zarf tümleci görevi yapar. § Yükleme yöneltilen “Nasıl?” sorusu durum zarfı tümleciyle ilgilidir. Örnek : İnsan düşündüklerini açıkça söyleyebilir. (Nasıl söyleyebilir?) Damlaya damlaya göl olur. (Nasıl göl olur?) Olanları ağlaya sızlaya anlattı. (Nasıl anlattı?) § Yükleme yöneltilen “Ne zaman?” sorusu, zaman zarfı tümleciyle ilgilidir. Örnek : O acılı haberi duyunca çok üzülmüştü. (Ne zaman üzülmüştü?) Tren on beş dakika sonra burada olur. (Ne zaman burada olur?) Gelecek ay yeni bir araba alalım. (Ne zaman alalım?) § Yükleme yöneltilen “Ne yöne? Ne taraf?” soruları yer-yön zarf tümleciyle ilgilidir. Örnek : Biraz bekleyip aşağı indim. (Ne yöne?) Az önce dışarı çıktı. (Ne tarafa?) Korkudan bir adım geri çekildim. (Ne yöne?) § Yükleme yöneltilen “Ne kadar? Kaç tane?” soruları azlık-çokluk zarf tümleciyle ilgilidir. Örnek : Onu bir saat daha bekleyelim. (Ne kadar bekleyelim?) Bugün bırak, yeterince çalıştın. (Ne kadar çalıştın?) Çocuk ablasından biraz daha çalışkandı. (Ne kadar çalışkandı?) § Soru zarfı tümleci, yüklemi durum, zaman, yer-yön, miktar, ölçü olarak soru biçiminde etkiler. Örnek : Nasıl dayanırım sensizliğe nasıl? Neden yapmadın söylediklerimi? Niye bakıp duruyorsun yüzüme? UYARI : Yer-yön bildiren sözcükler ad durum ekleriyle çekimlenirse zarf tümleci değil, nesne ya da dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Bir de aşağıyı temizle. (Neyi?) Belirtili nesne Sizi içeride bekliyor. (Nerede?) Dolaylı tümleç Yukardan gürültü geliyor. (Nerden?) Dolaylı tümleç Zarf Tümlecinin Özellikleri : a) Ara söz, kimi cümlelerde zarf tümlecini açıklamak amacıyla kullanılır ve açıklamalı zarf tümleci meydan gelir. Örnek : Önümüzdeki hafta, Pazartesi günü, yeni bir sınav var. Zarf Tümleci Zarf tümlecinin açıklayıcısı Yüklem b) Bağ eylemlerin yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede zarf tümleci görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel cümle Eve uğrayıp / eşyalarımı alacağım. Zarf Tümleci Yüklem Yan Cümle Temel cümle Düşünmeden / hareket etme. Zarf tümleci Yüklem. c) Sıralı cümlelerde zarf tümleci birden çok cümlenin ortak öğesi olarak kullanılabilir ve ortak zarf tümleci meydana gelir. Örnek : Sana her zaman güvendim, inandım. Sana her zaman güvendim. Sana her zaman inandım. d) Bir cümlede aynı veya ayrı türden birden fazla zarf bulunabilir. Aynı türden olan aynı soruya yanıt veren zarfların tümü aynı öğe olarak alınır. Ancak sorular farklı olduğu sürece bunlar ayrı ayrı değerlendirilip ayrı zarf tümleçleri oluşturur. Örnek : Görmeden, bilmeden, vermeden akıyorsun. Zarf tümleci (Nasıl?) Ertesi sabah, dinlenmiş bir biçimde güverteye geldi. Zarf tümleci Zarf tümleci (Ne zaman?) (Nasıl?) UYARI : Sıralı cümlelerde ortak kullanılan zarf tümleci ilk yükleme uygunken, diğer yükleme uymayabilir. Bu anlatım bozukluğu zarf tümleci eksikliği olarak değerlendirilir. Örnek : Annem hiçbir zaman kendini düşünmedi, bizim mutluluğumuz için çalıştı. Annem hiçbir zaman kendini düşünmedi; her zaman bizim mutluluğumuz için çalıştı. Edat Tümleci : Cümleye amaç – sonuç, özgürlük, benzerlik, eşitlik, birliktelik, araç anlamı katan ya da sözcük öbekleri cümle içinde edat tümleci görevi yapar. Örnek : Gemiler, güneye doğru yöneldi. (Nereye doğru?) (yön) Babama göre çalışan kazanır. (Kime göre?) (görelik) Rahat uyumak için ılık bir duş aldı. (Niçin?) (amaç) Çocuk, elindeki küçük kovayla su taşıyor. (Neyle?) (araç) Okula annesiyle gidecekmiş. (Kimle?) (birliktelik) Sen gelinceye kadar işleri bitiririm. (Ne zamana kadar?) (zaman) - 15/3/2007 - yorum {19} - yorum yazCümlenin Ögeleri İle İlgili UyarılarÖğelerle ilgili Uyarılar : Öğe Vurgulaması : Cümlede, yüklemden hemen önce gelen öğe, kullanıldığı yere göre en çok vurgulanan öğedir. Örnek : Ayşe, yazdığı cümleyi arkadaşına yüksek sesle okudu. Ayşe, yazdığı cümleyi yüksek sesle arkadaşına okudu. Ayşe, arkadaşına yüksek sesle yazdığı cümleyi okudu. Arkadaşına, yazdığı cümleyi yüksek sesle Ayşe okudu. Soru edatı “mi” cümlede hangi öğeden sonra kullanılırsa o öğeyi vurgulamış ve o öğeyi buldurmaya yönelik kullanılmış olur. Örnek : Bütün bunları sana Ayşe mi söyledi? Ayşe, sana bütün bunları mı söyledi? Ayşe, bütün bunları sana mı söyledi? Ayşe, bütün bunları sana söyledi mi? Cümlede kullanılan soru sözcükleri herhangi bir öğeyi buldurmaya yönelik olabilir. Örnek : Bu kitabı benden sonra kim okumak ister? (Soru, özneyi buldurmaya yönelik) Bu eteğin üstüne ne giyeceksin? (Soru, belirtisiz nesneyi buldurmaya yönelik) Bu soruyu nasıl çözdün? (Soru, zarf tümlecini buldurmaya yönelik) Dün akşam nereden geliyordun? (Soru, dolaylı tümleci buldurmaya yönelik) Yerleri neyle sildin? (Soru, edat tümlecini buldurmaya yönelik) Bugün kimi gördün? (Soru, belirtili nesneyi buldurmaya yönelik) Öğe Çözümlemesinde Dikkat Edilecek Noktalar : § Bir cümlede önce yüklem bulunmalı, yüklem bulunduktan sonra yükleme yöneltilen sorularla özne ve diğer öğeler tespit edilmelidir. § Yükleme, doğru sorular yöneltilmelidir; çünkü yanlış sorular yanlış sonuçlar doğurur. § Cümle, öğelerine ayrılırken hiçbir sözcük ve sözcük grubu açıkta kalmamalı, hepsi yüklemle bir bağlantı kurarak bir öğe değeri kazanmalıdır. Yalnızca bağlaçlar bu kuralın dışında kalabilir. § Bağlaçlar, cümle içinde tek başlarına herhangi bir öğe olamazlar. Ancak bağlandıkları bir söz grubu içinde görev kazanma özellikleri vardır. § Bir cümle öğelerine ayrılırken, belirli söz gruplarının (deyimler, ikilemeler, tamlamalar, bileşik eylemler) kalıp olduğu ve cümlede tek öğe olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. § Bazı cümlelerde aynı öğe olan dil birliklerinin arasına başka söz grupları da girebilir. Bu durumda dil birliği bozulur ve aradaki söz grubu farklı bir öğeyi oluşturabilir. Örnek : Babamın çarşıda böyle küçük bir dükkanı vardı. Dolaylı Tümleç § Ara cümleler, asıl cümlelerin herhangi bir öğesi olamayacakları için cümle öğelerine ayrılırken farklı değerlendirme yapılmalıdır. Örnek : Hızlı hızlı yürüyordu, çünkü yağmur yağıyordu, avluyu geçip fakülteye girdi. Ara cümle § Ara sözler, asıl öğe ile birlikte değerlendirilmeli, ikisi de aynı öğe öbeği sayılmalıdır. Örnek : Aşağıları, kayaların diplerini, iyice araştırmalı, Açıklayıcı ara söz Öğe Tablosu :
- 15/3/2007 - yorum {9} - yorum yazFiillerin Bütün Çekimlerinin Tablosu- 6/3/2007 - yorum {4} - yorum yazFiilerde ÇatıFİİLLERİN ÇATISI
Fiillerin öznelerine ve nesnelerine göre aldıkları konuma ve girdikleri biçime çatı denir. “Çatı” fiilin en önemli konusudur. Fiiller çatılarına göre iki grupta incelenir. Bu iki grupta toplam sekiz çeşit fiil vardır: 1. Özne-Yüklem İlişkisine Göre Fiiller a) Etken fiiller (Belli eki yok) b) Edilgen fiiller (-l, -n) c) Dönüşlü fiiller (-l, -n) d) İşteş fiiller (-ş) 2. Nesne-Yüklem İlişkisine Göre Fiiller a) Geçişli fiiller (Belli eki yok) b) Geçişsiz fiiller (Belli eki yok) c) Oldurgan fiiller (-r, -t, -dır) d) Ettirgen fiiller (-r, -t, -dır) Öznesine Göre Fiiller 1. Etken Fiiller : Cümlenin gerçek öznesi varsa, işin kim tarafından yapıldığı belli oluyorsa böyle fiillere etken fiiller denir. Sezai, dün geç geldi. / Bugün geleceğim. (Ben- Gizli Özne) Ger.Özne Etken Etken Yalın haldeki tüm fiiller etkendir. Çünkü yalın fiillerin öznesi ikinci tekil kişidir. Git, yaz, oku, ver...) 2. Edilgen Fiiller : Cümle okunduğunda veya dinlendiğinde, işin kimin tarafından yapıldığı belli olmuyorsa, yani cümlede sözde özne varsa böyle fiillere edilgen fiiller denir. Edilgen fiiller, etken fiillerin sonuna –l, -n ekleri getirilerek yapılır. Kır-ı-l-, sev-i-n-.... Ali pencereyi kırdı. Pencere kırıldı. G.Özne Etken Sözde Özne Edilgen Edilgen fiillerle dönüşlü fiillerin ekleri aynı olduğu için karıştırılabilir. Karıştırmamak için şuna dikkat etmek gerekir: Dönüşlü fiillerde işi yapan bellidir. Yani gerçek özne vardır. Edilgen fiillerde ise işin kim tarafından yapıldığı bilinmez. Yani sözde özne vardır. Dün, çarşıdan öte beri alındı. Ahmet, sana çok alındı. Edilgen Dönüşlü Şu cümleler de edilgendir: Fatih, 29 Mayıs’ta milletçe anıldı. / Ali, Hasan tarafından dövüldü. 3. Dönüşlü Fiiller : Özne tarafından yapılan işin etkisi, başka bir varlığı etkilemeyip yeniden özne üzerine dönüyorsa, böyle fiillere dönüşlü fiiller denir. Genellikle –n, bazen de –l ekleri dönüşlü fiil yapar. Abim, bu olaya çok sevindi. Çocuk, üzerime atıldı. -l, -n eklerini alan fiillerin dışında –leş, -len, -ş eklerini alan bazı fiiller de dönüşlülük anlamı görülür. Türküyü dinleyince iyice dertlendim. Şu günlerde Zehra iyice gelişti. Dönüşlü fiillerde, işi yapan bellidir. Bu nedenle bütün dönüşlü fiiller aynı zamanda etkendir. 4.İşteş Fiiller : Birden çok öznenin karşılıklı veya birlikte gerçekleştirdikleri fiillere denir. İşteşlik eki –ş’dir. Bağr-ı-ş-, gör-ü-ş-.... Bazı fiiller kök halinde işteşlik anlamı taşır. Barış-, güreş-, yarış-... Bazı fiillerde –laş, -leş ekleri getirilerek işteşlik sağlanır. Mektup-laş-, bayram-laş-.. Bazı fiillerde, önce –la, sonra –ş eki getirilerek işteşlik sağlanır. Karşı-la-ş-, selam-la-ş-... Bazı fiiller cümlede kullanılışına göre, bazen işteş olur. Bazen olmaz. Müdürümüz bu toplantıda güzel konuştu. (İşteş değil) / Selma ile Nalan, kütüphanede oturup konuştu. (işteş) Nesnesine Göre Fiiller 1. Geçişli Fiiller : Nesne alabilen, etkisini bir nesne üzerinde gösteren fiillere denir. “Kimi, neyi, ne” sorularına cevap verirler. Gör-, seç-, bil-, al-... Geçişli fiiller cümlede kullanıldığında, genellikle o cümlelerde belirtili veya belirtisiz nesne vardır. Fatih’ten kitap aldım. (Belirtisiz Nesne – Geçişli Fiil) Geçişli fiillerin yüklem olduğu bazı cümlelerde nesne bulunmayabilir. Öğretmen konuyu öğrencilere açıkladı. (Nesne var) Öğretmen öğrencilere açıkladı. (Nesne yok) Geçişli fiil Geçişli fiil 2. Geçişsiz Fiiller : Nesne alamayan yani etkisini bir nesne üzerinde gösteremeyen ve "kimi, neyi, ne” sorularına cevap veremeyen fiillere denir. Otur-, uyu-... Bazı cümlelerde, yükleme sorulan “ne” sorusu özneyi bulmaya yarar. Bu nedenle geçişsiz olan fiil, geçişli sanılabilir. Kitap düştü. (Ne düştü?) (Kitap: Özne) Oluş fiilleri, durum fiilleri, edilgen fiiller ve dönüşlü fiiller nesne almaz. O halde bu tür fiiller geçişsizdir. Yağmur yağdı. (Oluş fiili =geçişsiz), Kapı kırıldı (Edilgen = geçişsiz)... İşteş fiiller, bazen geçişli, bazen geçişsizdir. Özlemle kucaklaştılar. (Geçişsiz), Öğretmenler bu durumu tartıştılar. (Geçişli) Fiiller, kullanıldıkları cümledeki anlamlarına göre bazen geçişli, bazen geçişsiz olabilir. Vapurun düdüğü acı acı çaldı. (Geçişsiz). Şu çocuk, arkadaşının kalemini çaldı. (Geçişli). 3.Oldurgan Fiiller : Geçişsiz fiillere –r, -t, -dır ekleri getirilirse, bu fiiller geçişli olur. Bu şekilde geçişsizken, geçişli yapılan fiillere oldurgan fiiller denir. Geçişsiz Geçişli (Oldurgan) Gül- gül-dür- Otur- otur-t- Gel- getir- 4.Ettirgen Fiiller: Geçişli fiillere –r, -t, -dır ekleri getirilerek geçişlilik derecesi artırılır. Böylece geçişliyken yine geçişli yapılan fiillere, ettirgen fiiller denir. Ettirgen fiillerde genellikle işi başkasına yaptırma anlamı vardır. Geçişli Geçişli (Ettirgen) Sula- Sula-t- İç- İç-i-r- Türkçe’de fiillerin geçişlilik derecesi en fazla dörttür. Sula-t-tır-t- 1 2 3 4 NOT : Çatı ekleri yapım ekleridir. Bu nedenle çatı eklerini alan fiiller, türemiştir. - 6/3/2007 - yorum {90} - yorum yazEk-Fiil ve Fiilimsi (Eylemsi)EK-FİİL (EK-EYLEM) İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek, onları yüklem yapan eklere ek-fiil denir. Ek –fiil ekleri şunlardır: -dır, -idi, -imiş, -ise Ek-fiillerin iki temel görevi vardır: a) Basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı yapar. (-dır eki dışındakiler) Sev (i) yor du m. b) İsim ve isim soylu kelimelere gelerek onları yüklem yaparlar. Hayat, yaşayınca güzeldir. Ek-fiiller genel olarak dört bölümde incelenir: 1.Ek-fiilin geniş zamanı 2.Ek-fiilin görülen geçmiş zamanı 3.Ek-fiilin duyulan geçmiş zamanı 4.Ek-fiilin şartı Ek-fiilin geniş zamanı İSİM + EK FİİL ( -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tür, -tur, -tür) + ŞAHIS EKİ (-ım, -im, -um, -üm, -sın, -sin, -sun, -sün, -ız, -iz, -uz, -üz, -sınız, -siniz, -sunuz, -sünüz, -lar, -ler) ekleri de Ek-fiilin geniş zamanını karşılar. İyi-dir- , yorgundur, yorgunum, yorgunsunuz, yorgunlar. Ek-fiilin geniş zamanı, aynı zamanda ek-fiilin şimdiki zamanını karşılar. DİKKAT :1) “-dır” ek-fiili sadece 3.şahıslarda kullanılır. Birinci ve ikinci şahıs çekimlerinde –dir yerine şahıs ekleri kullanılır. 2) İyelik ekiyle ek fiilin ek hali birbirine karıştırılabilir. Ben iyi bir babayım. (Ek fiilin 1.tekil şahıs hali) / Benim canım babam. (İyelik eki) 3) Üçüncü şahsa gelen “dır” ek fiili istenirse kullanılmayabilir. Bu daha iyidir. / Bu daha iyi. Ek-fiilin görülen geçmiş zamanı İSİM + EK FİİL (-idi, -dı, -di, -du, -dü-tı, -ti, -tu, -tü ) + ŞAHIS EKİ Öğrenci-y- di- m , çalışkandı, güzeldi. Ek-fiilin duyulan geçmiş zamanı İSİM + EK FİİL (-imiş, -mış, -miş, -muş, -müş) + ŞAHIS EKİ Güzelmişim, güzelmişsin, güzelmiş, güzelmişiz, güzelmişsiniz, güzelmişler Ek-fiilin şartı İSİM + EK FİİL ( ise, -se, -sa) + ŞAHIS EKİ Hastaysanız... DİKKAT: Ek-fiilin şartı olan ise isim ve isim soylu kelimelere geldiğinde onları yüklem yapmaz; sadece cümleye şart anlamı kazandırır. Hastaysanız biraz istirahat ediniz. DİKKAT : Ek fiiller sadece isimleri değil; isim soylu olan zamirleri de yüklem yapabilirler. Benim en iyi arkadaşım sen-di-n. / Kim-miş beni soran / En iyi adam Odur. NOT : Ek-fiiller, fiilimsilerin sonuna gelerek onları yüklem yapabilir. En güzel şey, sağlıklı yaşamaktır.
FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) Fiil anlamı taşıyan; ancak fiillerin özelliklerini tam olarak yansıtmayan ve cümlede isim soylu kelimeler gibi görev üstlenen kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir. Bilindiği gibi Türkçe’de –(i)msi eki benzeyen anlamına gelir. Buna göre fiilimsi de “fiile benzeyen” demektir. Fiillerin üç temel özelliği vardır: Fiiller, iş hareket, oluş bildirir, mastar eklerini (-mek, -mak) alır, kip eklerini alır. Fiilimsiler ise mastar eklerini ve kip eklerini alamaz. Sadece iş, hareket, oluş bildirmesi bakımından fiile benzer. Fiil Fiilimsi Gel- Gelmek Koş- Koşan adam Gül- gülerek Fiilimsiler üçe ayrılır: 1. İsim-fiiller 2. Sıfat-fiiller (Ortaç) 3. Zarf-fiiller (Bağ-fiil, ulaç) İsim-fiiller Fiilin adı demektir. Fiil kök veya gövdelerine –mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri getirilerek oluşur. Yazmak, konuşmak, yemek, yazma, alış... Konuşmak bir sanattır. Olumsuzluk eki –ma, -me ile isim-fiil eki olan –ma, -me karıştırılmamalıdır. Bu hafta işe gitme. (Olumsuz fiil) / Tatile gitme hazırlıkları başladı. (İsim-fiil) -mak, -mek, -ma, -me eklerini alan bazı kelimeler bir nesnenin adı olarak kullanılabilir. Ekmek, çakmak, yemek, tokmak, kıyma, sarma, kazma... Bu yıl tarlaya buğday ekmek istiyorum. (isim-fiil) Bakkaldan üç ekmek aldı. (İsim) -iş ekini alan bazı kelimeler isim-fiil, isim ve fiil görevinde kullanılabilir. Yurda giriş işlemleri başladı. (İsim-fiil) Binanın girişi çok berbattı. (İsim) Hiç çekinmeden rakiplerine girişti. (Fiil) Sıfat-Fiiler (Ortaç) Fiilin sıfat dönüştürülmüş şeklidir. Fiil kök veya gövdelerine –an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -ır, -ir, -ur, -ür, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Sıfatların her zaman bir ismi nitelediği gibi sıfat-fiiller de genellikle bir ismi niteler. Tanıdık kişi, okumuş adam, çıkmaz sokak.... Sıfat-fiil ekini alan fiiller, bazen isim göreviyle kullanılır. Bayrama katılan öğrencilere izin verildi. (Sıfat-fiil) / Bayrama katılanlara izin verildi. (İsim) (Sıfat-fiiller çekim eki alarak isimleşir.) Sıfat-fiil ekleriyle kip ekleri karıştırılmamalıdır. Görünmez kaza (Sıfat-fiil) / Buradan bizim ev görünmez. (Fiil) Sıfat-fiil eklerinin olumsuzları da yaygın olarak kullanılır. Görmemiş adam, olmayacak iş -dık, -acak sıfat –fiil ekleri, ünlü ile başlayan ekleri aldığında yumuşama olayı meydana gelir. Babamın tanıdığı kişiler geldi. Zarf-fiiller (Bağ-fiil, ulaç) Fiillerin durumunu, zamanını, şeklini bildiren fiilimsilerdir. Fiil kök veya gövdelerine “-ıp, -ip, -up, -üp, -arak, -erek, -ken, -a, -e, -maden, -madan, -alı, -eli, -ınca, -ince, -maksızın, -meksizin, -casına, -alı, -eli, -ınca, -ince, -unca, -ünce, -dıkça, -dikçe, -dukça, -dükçe, -dığında, -düğünde, -mez” ekleri getirilerek yapılır. Zarf-fiiller çoğunlukla bağlama göreviyle kullanıldığı için bir adı da bağ-fiildir. Koşa koşa geldi. Çocuk ağladıkça açıldı. Öğretmen dersi anlatıp çıktı. Zarf-fiiller çekim eki almaz (Diğer fiilimsilerden farklı) NOT : Fiil ve fiilimsilerde olumsuzluk –me, -ma ekleriyle sağlanır. Geniş zamanın olumsuzu –maz, -mez ekleriyle yapılır. Gel-me, gel-mez ÖRNEK SORU: Fiil kök ya da gövdelerinden türeyen, tamlayıcı cümlecik kuran, çekimi olmayan kelime çeşitlerinin ortak adı nedir? (1985 FL) a) İsim-fiil b) Sıfat-fiil c) Bağ-fiil d) Fiilimsi ÖRNEK SORU: “Okul eğitimi dışında kalan gençlerin de eğitilmeleri gerekir.” Cümlesinde “kalan” kelimesinin çeşidi nedir? (1986-FL) a) İsim-fiil b) Bağ-fiil c) Sıfat-fiil d) Yardımcı fiil ÖRNEK SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil yoktur? (1996 FL/AÖL) a) Günlerce düşünüp çalışarak bir program yaptık. b) Yapılacak işleri öncelik sırasına göre dizdik. c) Bulunduğumuz çevreyi ayrıntılarıyla tanıdık. d) Bu arada bizi üzen olaylar oldu. A) Yolda pek çok tanıdık kimseyle karşılaştık. B) Biraz konuştuk, sonra ayrıldık. C) Onu uzaktan gördük, ama yetişemedik. D) Okuldan çıktık, hemen eve geldik. - 6/3/2007 - yorum {205} - yorum yazYapılarına Göre FiilerYAPILARINA GÖRE FİİLLER
Türkçe’de fiiller yapı bakımından üçe ayrılır: 1. Basit fiil 2. Türemiş fiil 3. Birleşik fiil 1.BASİT FİİLLER: Herhangi bir yapım eki almamış, başka bir kelimeyle de birleşmemiş kök durumundaki fiillerdir. Kök, fiilin bölünemeyen en küçük anlamlı parçasıdır. Sev-, ağla-, kaç-, sor- Çekimli bir fiilin kip, kişi ve olumsuzluk ekleri atıldıktan sonra geriye kalan iş, oluş, hareket bildiren kısmı yapım eki almamış, yani başka bir kelimeden türememiş veya başka bir kelimeyle de birleşmemiş fiil basit yapılıdır. Okuyacakmışsın ....Oku-y-acak-mış-sın (Kök-yardımcı ses-gelecek zam.eki-rivayet eki-2.tekil şahıs eki.) 2.TÜREMİŞ YAPILI FİİLLER: Fiil ya da isim köklerine yapım eki getirilerek türetilen fiillerdir. Göz-le- gör-üş yaş-a- giy-in İsim fiil isim fiil Fiil fiil fiil fiil Dikkat ! Yansıma olan kelimelerle de fiil türetilebilir.( Çat-la-, fısıl-da-, hav-la-) Örnek Soru: Hangi cümledeki yüklemin yapısı basittir? (19996 DPY) A) Yeni aldığı elbiseyi bugün giydi. B) Çocuk, yatağından hafifçe doğruldu. C) Seyahatten dönen kardeşini yokladı. D) Akşam olunca sokaklar tenhalaştı. Cevap (A) : Giy-di (Basit) Örnek Soru : Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi isimden türemiş bir fiildir? A) Babam koca bir ayı avlamış. B) Bebeğe yedirdin mi mamasını? C) Bu kartları çok ucuza bastırdım. D) Alıştım artık, bana yapılanlara. Cevap (A) : Av (isim) 3. BİRLEŞİK YAPILI FİİLLER : İki ya da daha fazla kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları fiillerdir. Üç yolla yapılır: a) Yardımcı fiille kurulan birleşik fiiller:
Yardım et- Başarılı ol- Not: Ol- yardımcı fiili tek başına da fiil olarak kullanılabilir. Ben hep sizin yanınızda olacağım. Örnek Soru: “Olmak” fiili aşağıdaki cümlelerin hangisinde yardımcı fiil olarak kullanılmıştır? (1996 – FL / AÖL) A) Gideli iki yıl oluyor. (Zarf Tümleci) B) Her şeyden önce insan olmalı. (Yüklem) C) Evimizin bir de bahçesi olmalı. (Özne) D) Bu yaz ekinler erken oldu. (Zarf Tümleci) Cevap (B) Çözüm: Ol- kelimesi tek başına yüklem olduğu zaman, yanındakini fiilleştirmek yerine onları özne, nesne veya tümleç olarak alır. DİKKAT ! Yardımcı fiille oluşturulan birleşik fiillerde ses düşmesi veya ses türemesi oluşuyorsa fiil bitişik yazılmalıdır. Eğer ünlü düşmesi veya ünsüz türemesi olmuyorsa ayrı yazılır. Sabır-et- sabret- (Ses düşmesi) Af-et- af-f-et- (Ses türemesi) Terk et- Namaz kıl- Hasta ol- Örnek Soru: Hangi cümlede birleşik fiil yoktur? (1993 EML) A) Bahçede çalışan komşumuza yardım edelim. B) İnsanları fikirlerinden dolayı küçümsemeyin. C) Sabahtan beri içimde bir eziklik hissediyorum. Dayıma, sabah erkenden telefon ettim. b) Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller ( Deyim Halindeki Birleşik Fiiller) : Kelimelerin gerçek anlamlarından sıyrılmasıyla yani mecaz anlamda kullanılmasıyla oluşan birleşik fiillerdir. –mek. –mak mastar ekinin alabilen deyimler bu gruba girer. Veya ; isim soylu kelime ya da kelimelerle bir fiilin bir araya gelmesiyle oluşur. Memleketim gözümde tütüyor ! Başka nereye başvurdunuz? Çok eziyet çekmiş. (Göz gezdir-, kafa patlat-, kapı dinle-, kulak asma-, akıl ver-...) c) Kurallı Birleşik Fiiller En az iki kelimenin belli bir kurala göre birleşmesiyle oluşan birleşik fiillerdir. Dilimizde çok değişik kurallı birleşik fiil vardır. Bunların en yaygın olarak kullanılanları dört çeşittir. 1) Tezlik Fiili: Fiil kök ve gövdelerine –ı, -i, -u, -ü ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “vermek” fiiliyle birleştirilir. Tezlik fiilleri daima bitişik yazılır. Geliver-, yapıver-, okuyuver-, seçiver... Tezlik fiillerinde genellikle “çabukluk, beklenmezlik, kolaylık, önem vermeme” anlamları görülür. Gazeteyi yere atıverdi. (Önem vermeme) Fiil Tabanı -(i) ver (mek) Bak (ı)ver- Tezlik fiilinin olumsuzu iki şekilde yapılır: Geliver...gelmeyiver veya Geliverme 2) Yeterlilik Fiili : Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “bilmek” fiiliyle birleştirilir. Bu fiillerde bir işin yapılmasına gücün yetmesi, işi başarma anlamları vardır. Daima bitişik yazılır. Yapabil-, gezebil-, okuyabil-... Yeterlilik fiillerinde genellikle olasılık anlamı görülür. Bu nedenle yeterlilik fiillerinin bulunduğu cümlelerde olasılık zarflarının kullanılması dil yanlışlığına yol açar. Belki yarın köye dönerim. (Doğru) Yarın köye gidebilirim. (Doğru) Belki yarın köye gidebilirim. (Yanlış) Yeterlilik fiilinin olumsuzu üç şekilde yapılır: Alabilirim... (Alamam) (Almayabilirim) (Alamayabilirim) Yukarıdaki üç olumsuz yeterlilik fiilinin aralarında anlam farkı vardır. Birincide kesinlik, ikincide kişinin kendisine bağlı olumsuzluk, üçüncüde ise kişinin elinde olmayan nedenlerden doğan olumsuzluk söz konusudur. 3) Sürerlilik Fiili : İki şekilde yapılır. · Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “durmak, kalmak, gelmek” fiilleriyle birleştirilir. Bu tür sürerlilik fiilleri daima bitişik yazılır. Uyuyakal-, gidedur-, süregel-... · Fiil kök veya gövdelerine –ıp, -ip, -up, -üp ekleri getirilir. Bu kelimelerden sonra “durmak, kalmak, gelmek” fiilleri kullanılır. Bu tür sürerlilik fiilleri ayrı yazılır. Konuşup dur-, gidip dur-, donup kal-, sürüp gel-... Bu fiillerde, işin belli bir süre devam ettiği anlamı vardır. Sürerlilik fiillerinin olumsuzu yoktur. 4) Yaklaşma Fiili: Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime, “yazmak” fiiliyle birleştirilir. Yaklaşma fiilleri bitişik yazılır. Düşeyaz-, öleyaz-... Bu fiillerde “olmadı ama az daha olacaktı, az kalsın oluyordu” anlamları vardır. Yaklaşma fiillerinin anlamı olumsuzdur. Bu nedenle yaklaşma fiilleri ayrıca olumsuz yapılamaz. Yani bu fiillerin görünümü olumlu, anlamı olumsuzdur. NOT : Türkçe’de en çok kullanılan kurallı birleşik fiiller bunlardır. Bunlar iki fiilden oluşmuştur. Ayrıca bir fiilimsi, bir fiilden (ağlayacağı tut-, göresi gel-..) ; bir fiil , bir yardımcı fiilden oluşan (hazırlanmış ol-, gider ol-, söyleyecek ol-...) kurallı birleşik fiiller de vardır. - 6/3/2007 - yorum {132} - yorum yazFiillerde Basit ve Birleşik KipZAMANLARINA GÖRE FİİLLER Fiiller, zamanlarına göre iki ana grupta incelenir: I. Basit Zamanlı Fiiller II. Bileşik Zamanlı Fiiller I) BASİT ZAMANLI FİİLLER: Fiil kök veya gövdelerine herhangi bir kip eki getirilmesiyle oluşur. Basit zamanlı fiillerde, kip ekinden sonra kişi ekleri getirilir.
A) HABER KİPLERİ : İşin, oluşun, hareketin gerçekleşme zamanını; işin yapıldığını, yapılacağını veya yapılmakta olduğunu haber verirler. Haber verdikleri zamanın adıyla anılırlar. 1. Görünen (-di’li) Geçmiş Zaman: Geçmişte yaşadığımız veya gördüğümüz fiilleri anlatmak için kullanılır. Fiil tabanına –di eki getirilerek yapılır. Bu yüzden di’li geçmiş zaman kipi de denir. Sev di m Yaz dı n Oku du ------- Git ti k Sat tı nız Uç tu lar Notlar : 1. –dı zaman ekiyle –k şahıs ekleri birleştiğinde yapım eki olarak kullanılır. Biz o devleti tanıdık. (Çekim eki) / Okulda tanıdık yüzler vardı. (Yapım eki) 2. Bu kipteki bir fiilden sonra “mi” edatı gelirse, zaman anlamı kazanabilir. Babam geldi mi? (Soru) / Babam geldi mi okula gideceğiz. (Zaman) 2. Duyulan (-miş’li) Geçmiş Zaman Kipi : Fiilin, önceden gerçekleştiğini bildirir. Ancak söyleyen fiilin yapıldığını görmemiş, başkasından duymuştur. Fiil tabanına –miş eki getirilerek yapılır. Fiil Tabanı -mış, -miş, -muş, -müş Şahıs Eki Sev miş im Kazan mış sın Kork muş ---- Notlar: 1. –mış eki, yapım eki olarak kullanılır. Burak bu kitabı okumuş (çekim eki) / Okumuş adamdan zarar gelmez. (yapım eki) 2. –dir ek-fiil eki bu kipe bazen kesinlik bazen olasılık anlamı katar. Bu kitap Ankara’da basılmıştır. (Kesinlik) / Şimdi bizim oralarda dağlar yeşermiştir. (olasılık) 3. Bazı kullanımlarda “farkına varmama” anlamı görülür. Maçta ayağımı incitmişim. 4. Oluş fiilleriyle birlikte kullanılırsa “sonradan farketme” anlamı kazanır. Sabah kalktım ki her tarafa kar yağmış. 3.Şimdiki Zaman Kipi: Fiilin şu an gerçekleşmekte olduğunu bildirir. Fiil tabanına –( ) yor eki getirilir. Sev (i) yor um Dikkat: - ( ) yor eki kendinden önceki geniş sesliyi (a, e) daraltır. Gör me yor um ----Görmüyorum. Dikkat: Şimdiki zaman anlamı –mekte, -makta ekiyle de sağlanabilir. Ders çalışıyorum / Ders çalışmaktayım. NOTLAR: a) -dir ek-fiil, şimdiki zaman kipinin anlamına olasılık katar. b) –makta, -mekte ekleri şimdiki zaman anlamı taşır. c)Olumsuz soru biçimi, zaman zarfı olarak kullanılır. Böyle konuşuyor musun, deli oluyorum. d)İkilime biçiminde kullanılırsa, süreklilik anlamlı zarf olur. Geliyor gidiyor, beni deli ediyor. 4.Gelecek Zaman Kipi: Fiilin daha sonra gerçekleşeceğini bildirir. Fiil tabanına –ecek, -acak getirilerek yapılır. Fiil Tabanı -ecek/-acak şahıs eki Sev eceğ im Anla y acak sın Bekle y ecek ..... Çalış acağ ız Başar acak sınız Gör ecek ler Diğer özellikler: a) Fiilin yapılması konusunda kesinlik yoktur. Kesinlik anlamı bir zarfla sağlanır. Yarın mutlaka köye gideceğim. (Zarf) b) Çoğunlukla tahmin edilir. Seninle güzel günler göreceğiz. c) –dir ek-fiili, bu kipin anlamına kesinlik katar. Toplantı saat 14.30’da başlayacaktır. d) –acak, -ecek ekleri bazen yapım eki göreviyle kullanılır. Kırılacak eşyaları kutulara yerleştir. (Yapım eki) e) Bazı kullanımlarda “hırs ve kararlılık” anlamları görülür. Herkes benim kim olduğumu görecek. f) “Ol” fiiline getirildiğinde bazen olasılık anlamı kazanır. Yarın hava güzel olacak.(olabilir) 5. Geniş Zaman Kipi: Fiilin her zaman yapıldığını veya yapılabileceğini bildirir. Fiil tabanına –( )r eki getirilerek yapılır. Fiil tabanı+ [-( ) r ]+ şahıs eki (Sev-e-r-im) DİKKAT : Geniş zamanın olumsuzu yapılırken –( ) r kullanılmaz. Yerine –me, -ma, -mez, -maz kullanılır. (Severim...Sevmem, Anlarız....anlamayız, Okur...okumaz,çalışırsınız....çalışmazsınız) Özellikleri: 1) Ata sözlerinde kullanıldıklarında her zaman geçerli olan gerçekleri anlatır. Su uyur, düşman uyumaz. 2) Bazı kullanımlarında alışkanlıkları bildirir. Her yemekten sonra bir fincan kahve içerim. 3) Geniş zamanın olumluluk eki –r ile olumsuzluk eki –mez, bazen yapım eki olarak kullanılır. Koşar adım, görünmez kaza. 4) Birleşik isimler yapılır. Bilirkişi, yazarkasa, uyurgezer... 5) –r ve –mez eklerini alan kelimelerle ikileme yapılırsa, bu ikilemeler zarf-fiil olur. Sabah olur olmaz köye gideceğiz. 6) Bazen gelecekteki bir iş için kullanılır. Bu durumda olasılık bildirir. Bu sene sınıfı geçer. 7) Soru biçiminde kullanıldığında “rica, yadırgama” anlamları görülür. Bir dakika bakar mısınız? (Rica) / Ben seninle aynı yerde oturur muyum? (Yadırgama) Örnek Soru: “Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur” Cümlesindeki fiillerin zamanı hangi seçenekte doğru verilmiştir? (1994-EML) A) Şimdiki zaman-geniş zaman B) Geniş zaman-geniş zaman C) Gelecek zaman-gelecek zaman D) Geçmiş zaman-geçmiş zaman Çözüm: kavuş-maz / kavuş-ur (her zaman) (geniş zaman) (Geniş zamanın olumsuzu –mez, -maz, veya –me, -ma ile yapılır) B) DİLEK KİPLERİ 1. Gereklilik Kipi : Eylemin mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini bildirir. Fiil tabanına –meli, -malı ekleri getirilerek yapılır. (Sev-meli-y-iz) Özellikleri: a) Bazı cümlelerde olasılık anlamıyla kullanılır. Geç kaldığına göre uyanamamış olmalı b) Gereklilik kipini alan bir fiilden sonra –dir ek-fiili getirilirse, kesinlik anlamı oluşur. Başarılı olmak isteyenler çok çalışmalıdır. Gereklilik kipinden sonra –dır ek-fiilinin kullanıldığı cümlelerde kesinlik zarfları kullanılırsa dil yanlışı olur. Başarılı olmak isteyenler mutlaka çok çalışmalıdır. (Yanlış) 2. Dilek-Şart Kipi: İşin, oluşun, hareketin gerçekleşmesi ,başka bir eylemin olması şartına bağlı olduğu durumlarda fiil tabanına –se, -sa ekleri getirilerek yapılır. Hem dilek hem de şart anlamı görülebilir. Çalışırsan kazanırsın.(Şart) / Şimdi Konya’da olabilsem. (Dilek) Diğer Özellikleri: a) –sa, -se ekini alan fiiller tekrarlanırsa,bu durumda “sadece” veya “en fazla” anlamları ortaya çıkar. Bu soruyu çözse çözse Murat çözer. (Sadece) / Bu defter gitse gitse iki ay gider. (En fazla) b) Olumlu ve olumsuz biçimlerinden sonra “de, da” bağlacı getirilirse şart anlamı ortadan kalkar, kararlılık ve eşitlik anlamları oluşur. Sen olsan da, olmasan da bu işi yapacağım. (Kararlılık) / Sevse de olur, sevmese de (Eşitlik) 3. İstek Kipi: Eylemin yapılması veya yapılmaması istendiği durumlarda kullanılır. Ğenellikle birinci tekil ve birinci çoğul şahıslarda kullanılır. Fiil tabanına –e, -a ekleri getirilerek yapılır. Sev-e-lim, çalış-a-yım... Diğer Özellikleri: a) İyi dilek sözleri istek kipiyle oluşturulmuştur. (Rastgele, uğurlar ola, kolay gele...) b) Bazen soru amacıyla kullanılır. (Beni görünce meraklı bakışlarla konuştu: “Hayrola!” a) Bazı cümlelerde “öğüt, gereklilik ve emir” anlamları görülür. (Çiçekleri koruyalım, derste gürültü etmeyelim) 4. Emir Kipi : Eylemin yapılmasını veya yapılmamasını başkasından isteme durumunda kullanılır. DİKKAT : Emir kipinin eki yoktur. Buna göre kök halindeki bütün fiiller, emir kipindedir. Üçüncü tekil ve çoğul kişilere göre, emir kipinde çekimlenmiş fiillere –sin eki getirilir. (Gel-, dur-, otur-, /gelsin, dursun, otursun/gelsinler, dursunlar, otursunlar) Özellikleri: a) İnsan kendi kendine emir veremeyeceği için emir kipi 1.tekil ve 1.çoğul kişilerde kullanılmaz. b) Emir kipi, cümlede bazen istek anlamı taşır. Allah’ım beni affet! c) Verilen emirleri yumuşatmak amacıyla ikinci tekil kişiye, ikinci çoğul kişiymiş gibi emir verilebilir. Ahmet Bey, buraya geliniz. d) Bazı ata sözü ve özdeyişlerde öğüt verme amacıyla kullanılır. Sakla samanı, gelir zamanı. e) Olumlu ve olumsuz biçiminin tekrarlanması “süreklilik, korkutma, boyun eğme” anlamları taşır. Akşama kadar yaz yaz, bıktık doğrusu (süreklilik) / Gelmeyin gelmeyin, görürsünüz siz! (korkutma) / Biz emir kuluyuz! Otur otur, kalk kalk! (Boyun eğme) f) Emir kipinin bazı kullanımları yalvarma ve dileme anlamları taşır. Allah’ım bizi koru. Allah korusun. Allah razı olsun. ÖZEL NOT : Dilek kiplerini şöyle formüle edebiliriz: Melisa’ya emir yok. (meli) (sa) y (a) , emir eki yok. Örnek Soru: Aşağıdaki fiillerin hangisi emir kipindedir? (1987-FL) A) Yazasın B) Yazsın C) Yazmalı D) Yazsa Çözüm: Yaz – a – sın (İstek kipi) / Yaz – malı (Gereklilik kipi) / Yaz – sa (Şart kipi) Yaz x sın (Emir kipi) Cevap B
II) BİLEŞİK (BİRLEŞİK) ZAMANLI FİİLLER: Fiil kök veya gövdelerine herhangi bir kip eki getirildikten sonra idi (-dı,-di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu, -tü), -imiş (-mış, -miş, -muş, -müş), ise (-sa, -se) ek-fiilleri getirilerek oluşur. Bazı kaynaklarda birleşik zamanlı fiiller, “iki kip eki almış” fiil olarak da tanımlanır. Birleşik zamanlı fiiller üçe ayrılır: 1. Hikaye (öyküleme) birleşik zaman: Fiil kök veya gövdelerine herhangi bir kip eki getirildikten sonra “idi” (-dı, -di, ...) getirilerek oluşturulur. Gel-i-r-di, gel-i-yor-du-m... 2. Rivayet birleşik zaman: Fiil kök veya gövdelerine herhangi bir kip eki getirildikten sonra “imiş” (-mış, -muş...) getirilerek oluşturulur. Gel-i-r-miş, gel-miş-miş... 3. Şart (Koşul) Birleşik Zaman: Fiil kök veya gövdelerine herhangi bir kip eki getirildikten sonra “ise” (-se, -sa) getirilerek oluşturulur:Gel-i-r-se, gel-miş-se-m...
Sev miş ti m (miş’li geçmiş zamanın hikayesi) Bil (i)yor sa lar (şimdiki zamanın şartı) Gel ecek miş ler (gelecek zamanın rivayeti) Al sa y dı m (şartın hikayesi)
FİİLLERDE ANLAM KAYMASI Bazen fiilin kipi kendi zamanını değil de başka bir zamanı ifade eder. Buna fiillerde zaman (anlam) kayması denir. Yarın sinemaya gidiyor muyuz? (Fiilin kipi şimdiki zaman ama “yarın gidecekler” gelecek zaman anlamı taşıyor. Şimdi Konya’da olsak keşke. (Şart kipiyle çekimlenmiş ama istek bildiriyor.) - 6/3/2007 - yorum {27} - yorum yazFiiler (Eylemler)FİİL (EYLEM) Kainatta iki temel öğe vardır. Birincisi her türlü canlı, cansız nesne ve kavramı karşılayan isimler. İkincisi ise bu isimlerin meydana getirdiği iş, oluş ve hareketler yani fiiller Dilin temel görevi ise bu kavram ve hareketleri sesler veya harfler aracılığıyla söze dönüştürmektir. Seviyorum, okuduk,çalışmalıyız, gideceğim. Dikkat edersek bu kelimeler iş, oluş, hareket, durum bildirmekle kalmıyor, bu işleri yapanları yani şahısları ve de işlerin gerçekleştiği zamanı veya dileğini bildiriyorlar. Sevdik .... (Sevme işini geçmişte, biz gerçekleştirdik.) Fiil (Eylem) : Varlıkların yaptıkları işleri, hareketleri veya içinde bulundukları durumları bir kipe (yani zamana veya bir dileğe) ve kişilere bağlayarak bildiren kelimelere fiil denir. Fiillerin üç temel kuralı vardır: a) İş, hareket, oluş bildirir. b) Kök veya gövde halindeyken kip eklerini alabilir. c) Kök ve gövde halindeyken mastar eklerini (-mek, -mak) alabilir. Fiillerin en önemli özelliği harekettir. Fiiller hareketlerine göre üç çeşittir: 1. İş ve Kılış Fiilleri: Bir nesneyi olumlu olumsuz etkileyen, insanlar tarafından genellikle bilinçli olarak gerçekleştirilen fiillerdir. Bu fiiller “kimi, neyi” sorularına cevap verir. Bu nedenle iş ve kılış fiilleri çatısına göre geçişli fiillerdir. Kır-, ver-, dur-... 2. Durum Fiilleri: Fazla hareketi olmayan, belli bir süre devam eden, nesneyi etkilemeyen, insanlar tarafından bazen bilinçli, bazen bilinçsiz gerçekleştirilen ve sona ermeleri için başka bir fiilin başlaması gereken fiillerdir. Durum fiilleri çatı yönünden geçişsizdir. Uyu-, kalk-, yat-... 3. Oluş Fiilleri: Bu fiillere “doğa fiilleri” de denir. Oluş fiillerinde kendi kendine olma anlamı vardır. Bu fiiller aslında gizli bir güç tarafından gerçekleştirilir. Bu fiillerin gerçekleşmesi irademize (isteğimize) bağlı değildir. Yağ-, es-, yeşer-, kızar-, acık-, gürle-... Örnek Soru: Aşağıdaki cümlelerin yüklemi olan fiillerden hangisi “oluş” bildirmektedir? A)Sizi çok seviyoruz. B)Bir de şu soruyu çözsene. C)Çocuklar ne güzel de oynuyorlar. D)Sen ne kadar da büyümüşsün, ufaklık! [Cevap: A’da sev(mek) için birine ihtiyaç vardır. B’de, çöz(mek) için soruya ihtiyaç vardır. Her iki fiil de kılış bildiriyor. C’de oyna(mak) durum bildirir. D’de ise büyü(mek) irademizin dışında olur, biz istediğimiz için büyümeyiz. Cevap D’dir. ] Fiillerde Somutluk-Soyutluk Somut Fiiller: Beş duyu organından herhangi biriyle algılanabilen fiillere denir. Kır-, oku-, yaz-... Soyut Fiiller: Beş duyu organından herhangi biriyle algılanamayan; fakat var olan fiillere denir. Düşün-, hoşlan-... Bazı somut fiiller, cümlede kullanılışına göre soyut olabilir: Babam biraz odun kırdı. (Somut) / Arkadaşımın sözleri kalbimi kırdı. (Soyut) Dikkat ! Bir kelimenin fiil olabilmesi için şu üç öğeyi bulundurması gerekir. 1. Fiil tabanı 2. Kip eki 3. Şahıs eki A) Fiil Tabanı (Kök veya Gövde) : Fiilin kök veya gövdesi,başka bir ifadeyle kelimenin (-mek, -mak) eklenebilen en büyük parçasıdır. Okudum oku (mak) Kısacası, çekimli bir fiilden kip ve kişi ekleri atıldıktan sonra kalan iş, oluş veya hareket bildiren kısma fiil tabanı denir. Fiil tabanı basit (kök) veya yapım eki alarak türemiş (gövde) halinde olabilir. Çekimli Fiil Kök( İsim - Fiil ) Gövde Taban Mastar (Fiilin İsmi) Gördüm ----- Gör ------- Gör Görmek Başlattık Baş ------ Başlat Başlat Başlatmak Yazdırın ----- Yaz Yazdır Yazdır Yazdırmak (Yukarıdan da anlaşılacağı gibi her fiilin kökü fiil değildir. Bazen isim de olabilir.) Kelime Kök Gövde Taban Sarardı sarı sarı ar sarar(mak) Yaşıyorum yaş yaş a yaşa (mak) Çoğalmış çok çok al çoğal (mak) B) Kip Eki : Fiillerin yapılış amacını ve zamanını bildiren eklerle almış oldukları biçimine “kip” denir. Kipler iki grupta incelenir: A) Bildirme (Haber) Kipleri B) Dilek (Tasarlama) Kipleri
C) Şahıs Eki : Fiilin bildirdiği iş mutlaka canlı veya cansız bir varlık (özne) tarafından yapılır. İşte bu varlığa fiilin kişisi denir. Türkçe’de üç tanesi tekil, üç tanesi çoğul olmak üzere altı tane şahıs vardır. Ben....(Kendisi söz söyleyen) Sen....(Kendisine söz söylenilen) O......(Kendisinden bahsedilen) Dikkat: Fiilin bildirdiği şahısları aldıkları eklerden tanırız. Sevdi-m...(Ben), Sevmiş-sin ...(Sen)
· İste – di – m (Fiil tabanı-Kip eki-şahıs eki) Örnek Soru : Aşağıdakilerden hangisi çekimli fiil değildir? A) Anlarım B) Anlamak C) Anlamazsın D) Anlıyorum Çözüm: Şimdi bu kelimelerde fiilin 3 temel öğesinin (taban, kip, şahıs) olup olmadığına bakalım: Anlarım (Fiil tabanı, geniş z., 1.t.ş.) Anlamazsın (Fiil tabanı, geniş zamanın olumsuzu, 2.tekil ş.) Anlıyorum (Fiil tabanı, şimdiki z., 1.tekil ş.) Anlamak (Mastar eki alan fiiller artık fiil değil fiilin ismidir ve isimlerde kip ve şahıs kavramı yoktur. ) Cevap B’dir. Türkçe’de Şahıs Ekleri kimi kiplerde değişik şekillerdedir: Şahıs 1.çeşit 2.çeşit 3.çeşit 4.çeşit 1.Tekil -m -im -yim 2.Tekil -n -sin -sin ---- 3.Tekil --- ---- ---- sin 1.Çoğul -k -iz -lim 2.Çoğul -niz -siniz -siniz -in, -iniz 3.Çoğul -ler -ler -ler -sinler 1. Çeşit ekleri alan kipler: Görülen geçmiş zaman, dilek-şart 2. Çeşit ekleri alan kipler: Öğr.geç.zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman, gereklilik kipi 3. Çeşit ekleri alan kipler: İstek kipi 4. Çeşit ekleri alan kipler: Emir kipi FİİLLERİN OLUMSUZLUK ŞEKLİ Fiil tabanı +Olumsuzluk Eki (-me,-ma, -mez, -maz)+Kip +Şahıs Eki Sev me di m Gel me -- y in DİKKAT : Geniş zamanın olumsuzu 1. şahıslarda –me, -ma diğerlerinde ise –mez, -maz ile yapılır. Ve “- ( ) r kip ekinin yerini alır. Sev (e) r im ----Sev (me) m / Bil (i) r sin....Bil (mez) sin DİKKAT : Şimdiki zamanın olumsuzu yapılırken “ ( ) yor” eki -me, -ma olumsuzluk ekini daraltarak –mı, -mi, -mu, -mü haline sokar. İste mi yor um, Görüş mü yor uz - 6/3/2007 - yorum {16} - yorum yazAd TamlamalarıAd Tamlamaları : En az iki adın, aralarında anlam bağlantısı kurarak oluşturduğu, bir nesnenin parçası olduğunu ya da bir nesnenin başka bir nesneyle tamamlandığını gösteren ad takımıdır. Ad tamlamalarında kullanılan tamamlayıcı öğeye tamlayan, birinci nesnenin parçası durumunda olan ikinci öğeye ise tamlanan denir. Örnek : Denizin sesi bir melodi gibi geliyordu kulağıma. Kış ayları burada oldukça ılıman geçiyor. Ona hediye olarak yün gömlek aldım. Ad Tamlamasıyla İlgili Bilgiler : ü Ad tamlamalarında birinci sözcük, tamlayan; ikinci sözcük tamlanan adını alır. Örnek : Tamlayan Tamlanan Çocuklar-ın ses-i Küf koku-s-u Ahşap ev ü Tamlayanın kişi zamiri (ben, sen, o, biz, siz, onlar) olduğu tamlamalara “zamir tamlaması” da denir ve tamlama ekleri değişir. Örnek : Tamlayan Tamlanan Ben-im kitab-ım Sen-in düşünce-n Biz-im evi-miz Siz-in fikri-niz ü Ünlüyle biten sözcüklere tamlayan eki getirildiğinde araya “n”; tamlanan eki getirildiğinde araya “s” kaynaştırma ünsüzü gelir. Örnek : elmanın yarısı ü Ad tamlamalarında, asıl üzerinde durulan ve vurgulanan öğe tamlanandır. Sözgelimi; kapının kolu tamlamasında üzerinde durulan kavram koldur. UYARI : “su ve ne” sözcüklerine “-ın, -in, -un, -ün” tamlayan eki getirildiğinde araya “n” değil “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Örnek : suyun hızı neyin sesi Ad Tamlaması Türleri Belirtili Ad Tamlaması : Hem tamlayan hem de tamlanan eki almış olan ad tamlamalarıdır. Örnek : Tamlayan Eki Tamlanan Eki -ın, -in, -un, -ün -ı, -i, -u, -ü Saat-in cam-ı Su-y-un güc-ü Felsefe-n-in sorunlar-ı Belirtili Ad Tamlamasının Özellikleri : ü Tamlayanla tamlanan arasına başka sözcük ya da sözcük grupları girebilir. Örnek : Çocuğun sabaha kadar süren ağlaması. ü Tamlayanla tamlananın yeri değişebilir. Örnek : Vurur, deryalara ışığı adaların. ü Tamlayan ya da tamlanan birden çok kullanılabilir. Örnek : Çocukluğumun acıları, sevinçleri, umutları. Annemin, babamın ve kardeşimin özlemi. ü Tamlayan ya da tamlanana bağlı bir sıfat kullanılabilir. Örnek : Yeşil gömleğin düğmeleri. Çocuğun sarı saçları. ü Kişi ve işaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında yalnızca tamlayan sözcük olarak kullanılır. Örnek : Senin araban Bunun cezası ü Ad eylemler (mastarlar) hem tamlayan hem de tamlanan olur. Örnek : Okumanın yararları Çocuğun yürüyüşü ü Kimi durumlarda tamlayan ekinin yerini “-den, (-dan)” durum eki tutar. Örnek : Çocuklardan birkaçı Aşağıdakilerden hangisi ü Kimi durumlarda tamlayan ya da tamlanan sözcük düşer. Bu durumlarda ad tamlaması özelliği ortadan kalkar. Örnek : Umutları suya düştü. Onun umutları Ev, onlarınmış. Onların eviymiş. ü Bir belirtili ad tamlaması bir başka adı niteleyecek şekilde kullanılırsa, bir sıfat tamlamasının tamlayanı olur. Örnek : Anasının gözü adam Gözümün bebeği oğlum Sıfat Ad Sıfat Ad Belirtisiz Ad Tamlaması : Tamlayan sözcüğün ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan, ek almadığı için belirsizlik ve genelleme anlamı taşır. Örnek : Tamlayan Eki Tamlanan Eki ¾ -ı, -i, -u, -ü Fındık kurt-u Akrep yuva-s-ı Fizik güc-ü Belirtisiz Ad Tamlamasının Özellikleri : ü Tamlayan, tamlananın niteliğini gösterir. Örnek: Anne sevgisi, kan kırmızısı ü Tamlayan, tamlananın ne ile ilgili olduğunu gösterir. Örnek : Sel felaketi, uçak bileti ü Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını gösterir. Örnek : Portakal suyu, tütün kolonyası ü Tamlayan tamlananın neye benzediğini gösterir. Örnek :Parmak üzümü, sigara böreği ü Tamlayan, tamlananın nedenini bildirir. Örnek : Matematik korkusu, sınav stresi ü Bir şeyin yapıldığını ya da bulunduğu yeri gösterir. Örnek : Kıyı lokantası, uzay istasyonu ü Tamlayan tamlananın yapıldığı aracı belirtir. Örnek : Söz sanatı, makine örgüsü ü Tamlayan, tamlananın ortaya çıktığı yeri belirtir. Örnek : Amaysa elması, Maraş dondurması ü Kişi adları tamlayan olduğunda o kişilere ilişkin yapıt, buluş gibi kavramları belirtir. Örnek : Naima tarihi, Newton Kanunu Takısız Ad Tamlaması : Hem tamlayanın hem de tamlananın takı almadığı bir ad tamlamasıdır. Örnek : Tamlayan Tamlanan Yün ceket Taş duvar Cam kavanoz Altın bilezik Takısız Ad Tamlamasının Özellikleri : ü Takısız ad tamlamasının kuruluşunda, en önemli özellik, birinci adın ikincisinin neyden yapıldığını göstermesidir. Örnek : Gümüş kolye, kot pantolon, deri mont... ü Birinci ad, mecaz anlamda kullanılıp, mecazlı bir biçimde ikincinin neye benzediğini gösteriyorsa, yine takısız ad tamlaması oluşur. Örnek : Selvi boy, tunç bilek, taş kafa ü Takısız ad tamlamalarında tamlayana “-den / -dan” eki gelebilir. Örnek : Tahtadan köprü, yünden yorgan... Zincirleme Ad Tamlaması : İki ya da daha çok ad tamlamasının iç içe kullanıldığı bri tamlama çeşididir. Zincirleme ad tamlamasında, tamlayan ya da tamlanan kendi içinde bir ad tamlaması oluşturur.
Sözgelimi tamlayan bir ad tamlaması olabilir. Örnek : Tamlanan bir ad tamlaması biçiminde olabilir. Örnek : Ç o c u ğ u n d e r i ç a n t a s ı Karma Tamlama : Tamlayan ya da tamlananı niteleyen bir sıfat veya sıfat grubunun kullanıldığı bir tamlama türüdür. Örnek : Belirtili Ad Tamlaması Sıfat Grubu Tamlayan (Belirtili Ad Tamlaması) Tamlanan . Karma Tamlama - 5/3/2007 - yorum {31} - yorum yaz
|
Hoş Geldiniz! TÜRKÇE ve EDEBİYAT İÇİN EĞİTİM VE DÜŞÜNCE SİTESİ GİRİŞ KİMLİK ESKİLER ELMEK KAYNAKLAR *TÜRKÇE SÖZLÜK *YAZIM KILAVUZU *İMLA KILAVUZU *ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ *KİŞİ ADLARI SÖZLÜĞÜ *ÇEVİRİ SÖZLÜĞÜ *KİM KİMDİR? *TARİHTE BUGÜN *TÜRK DİL KURUMU *TÜRKÇE GÖNÜLLÜLERİ *EDEBİYAT ÖĞRETMENİ *ROMAN ÖZETLERİ *KİTAP ÖZETLERİ *ŞİİR DENİZİ *ERGENÇ *HULUSİ BAYAR *AHMET KOÇAK YENİLER @ SBS ve OKS SONUÇLARI @ YILSONU ETKİNLİĞİMİZ @ YORUMSUZ BİR ALINTI @ Temel Ögeler (Özne, Yüklem) @ Yardımcı Ögeler @ Cümlenin Ögeleri İle İlgili Uyarılar @ Fiillerin Bütün Çekimlerinin Tablosu @ Fiilerde Çatı @ Ek-Fiil ve Fiilimsi (Eylemsi) @ Yapılarına Göre Fiiler @ Fiillerde Basit ve Birleşik Kip @ Fiiler (Eylemler) @ Ad Tamlamaları @ Adlar @ Uygar(!) Avrupa'ya... @ Türk Destanları @ "Önder"den Öğretmenlere @ Sağlıksız Aile @ Dil, Başlıca Dil Grupları ve Türkçenin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri @ Edebiyat Bilgileri-Şairler ve Yazarlar @ Sevgili Ortağımız Avrupa Birliği @ Atatürk Olsaydı @ Türkçe ve Edebiyat Terimleri Sözlüğü-1 (A-K) @ Türkçe ve Edebiyat Terimleri Sözlüğü-2 (L-Z) @ Çocuk Yetiştirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler SON YORUMLAR
kompozisyon 8.sınıf Kompozisyon kompozisyon (((((( saglun)))))) site super SOHBET SÜPPPPPPPPERRRRRRRRRRRRRR!!!!!! KOMŞULAR |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||