| TÜRKÇE EĞİTİM VE EDEBÎ DÜŞÜNCE SİTESİ |
SBS ve OKS SONUÇLARIKONYA EREĞLİ İVRİZ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ SEVGİLİ ARKADAŞLAR! SBS ve OKS SONUÇLARIYLA İLGİLİ YORUMLARINIZI BEKLİYORUM. BAŞARI ADINIZ OLSUN! 22:51 - 12/7/2008 - yorum {36} - yorum yazYILSONU ETKİNLİĞİMİZAli KARAMANOĞLU Okul Müdürü TARİH: 09.06.2008 Pazartesi 18:38 - 2/6/2008 - yorum {7} - yorum yazYORUMSUZ BİR ALINTIİLÇEMİZ EREĞLİ'DE
7 EKİM 2007…Yer: Gabar Dağı..13 ocağa daha ateş düştü..13 gelecek daha söndü..13 aile babasız kaldı...adları Hasan,Ali,Mehmet,Hüseyin… hepsi bu vatanın evlatları Edirneli,Diyarbakırlı,Rize’li, Erzurumlu,yada Gaziantepli…Ne farkeder ki… hepsi Türk milletinin evinde rahat rahat yaşaması, yatağında rahat rahat uyuması için Gabar Dağı’ndaydılar ..
Gelin görün ki..Acı haber ajanslara düştü, kanallara ulaştı, milletin vergileri ile yayınlarını sürdüren devletin kanalları bile ara vermeden yayın akışına devam etti,acı haber tüm Türkiye’yi sararken kimisinde altyazı geçiyor, kimisinde de dansözlü eglence programları sanki hiçbir şey olmamış gibi sürüyordu, kiminde spor tartışması, sinema filmi , magazin,müzik, kiminde ise belgesel yayını vardı. Yüzlerce kanal içinde ne ararsanız vardı ama, Şırnak'ta verdiğimiz 13 şehit haberi için hiç bir program yarıda kesilmedi,ekran kenarlarına siyah logolar konulmadı, gece gece bir spor programını arayarak program sunucusunu fırçalayıp kapalı tehditler savuran RTÜK Başkanı Zahit Akman, bu büyük acı habere rağmen dansözlü vur patlasınlı programa devam edenleri görmedi. 13 Şehit haberinin geldiği sıralarda bir spor programında olanca hararetiyle “Manisa’da Aziz Yıldırım'a küfredilmiş !” bu tartışılıyordu
Hrant Dink cinayeti duyulur duyulmaz sokaklara dökülen ve " hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hrantız " diye tişort giyip slogan atanlarsa ortada yoklardı. Hiç kimse "hepimiz Türk’üz, hepimiz Mehmetçiğiz" demiyordu... Bir ülkenin birkaç askeri,savaş halinde bile aynı anda can verse, o ülkede yer yerinden oynar, eğlence dünyası susar,yazılı ve görsel basın tek ses olarak ortak tepki verir.Ülkenin üniversiteleri,aydınları ve sanatçıları topluma önderlik ederek, askerlerin katledilişini kıyasıya kınayıp derin öfkelere tercüman olurlar. Hatta,ülkede "ulusal yas" ilan edilir.Bayraklar yarıya indirilip, radyo ve televizyonlar matem yayını yapar. Örneğin İspanya’da ayrılıkçı terör örgütü ETA’nın 30 Aralık 2006 tarihinde Madrid Barajas Havaalanı’nda yapmış olduğu ve Ekvador asıllı 2 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı eylemin ardından tüm ülkede öfke seli oluşmuştu. Başkent Madrid’in en önemli meydanlarından biri olan Colon’da Meydanı’ndaki protesto yürüyüşüne ülkenin birçok bölgesinden milyonlarca insan katılmış, kilometrelerce ellerinde İspanya bayrakları ile yürüyerek, aynı zamanda uzun süre slogan atarak Başbakan Zapatero’yu istifaya çağırmıştı. Ama ülkemizde…13 vatan evladımız şehit düşüyor,Türkiye’de yaşam hiçbir şey olmamış gibi aynen devam ediyor.Teröre verdiğimiz şehitler olağan bir trafik kazası kayıpları gibi görülüyor. Sadece şehitlerin memleketlerinde yaşanan acı ve tepkiler var. Ateşler bu şekilde düştükleri yeri yakmayı sürdürüyor. Maalesef şehitleri kanıksadık, duyarsızlaştık, dolayısıyla tepkisizleştik.Bir ulusun toprakları üzerinde günde onlarca şehit verilmeye devam edildiği halde o milletin bireyleri hala gündelik yaşamlarını yaşamaya devam ediyor, televizyon kanallarındaki eğlenceler, hız kesmeden devam ediyorsa, o ulus için tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.
Şehit anaları bugün ağlıyor, tüm şehit aileleri bir daha ağlıyor, biz ağlıyoruz! Acılı şehit babası Tuncay Salgar, en büyük oğlunu şehit verdiğini ifade ederek, "Vatan sağolsun. İki oğlum daha var geride. Onları da göndereceğim askere” diyor.
Başbakanımız terörle yaşamaya alışacağımızı söylemişti; ben alışamıyorum!
Bugün 13 şehit annemiz daha oldu, daha kaç anne bu acıyı yaşayacak? 13 delikanlı şimdi bayrağa sarılmış memleketlerine gidiyor! Anneler, bacılar, yavuklular, nişanlılar, bebeler, babalar gözyaşları içinde bugün.
Güvenliğimiz için hâlâ ABD’den medet umanlar, klişe demeçler vermeyi sürdürüyor… “Terörle olan mücadele sürecimiz çok daha farklı bir şekilde yürüyecek” demecinin hemen arkasından ardı ardına 2 yeni şehit haberi daha…
Bu hain teröristlerin kardeşleri, hamileri TBMM çatısı altına kadar girebildiler. TSK’ya dil uzatan, dış mihrakların bu zavallı maşaları Türk milletine karşı açık savaş yürütmektedirler. Alt Kimlik –Üst kimlik diye etnik ayrıştırma siyaseti güdenler, AB uyum yasaları adı altında bölücülüğün yasal zeminini hazırlayanlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak’ın kuzeyine girmesine TBMM’de engel olanlar, eli kanlı katillere “kardeşlerimiz” diyenler…Artık sabırlar taşmalı, en yasal ve demokratik şekilde meydanlara.
Keşke elimden gelse de bu 13 yiğidin herbirinin cenaze törenine katılıp sorabilsem cemaate "22 TEMMUZDA KİME OY VERDİNİZ?"
GÜNEŞ ERKUL Kaynak: http://www.gazeteport.com.tr/YAZARARANIYOR/NEWS/GP_086692 22:28 - 16/10/2007 - yorum {2} - yorum yazTemel Ögeler (Özne, Yüklem)Cümle : Bir duygu, düşünce veya isteği kısaca bir yargıyı bildiren sözcük dizisine cümle denir. ü Çalıştım. ü Ders çalıştım. ü Sabaha kadar durmadan ders çalıştım. Uyarı : Cümle yargı bildiren anlatım bütünlüğüdür. Buna göre yargı bildirmeyen biz söz öbeği, cümle değildir. Sözgelimi, Akıllı adam, bir sıfat tamlaması olup, cümle değeri taşımaz. Oysa Adam akıllıydı. Dendiğinde bu bir yargı, bildirir ve cümle adını alır. Cümlenin Öğeleri : Temel Öğeler : Yüklem : Cümlede iş, oluş, hareket, kısaca yargı bildiren sözcük veya söz grubudur. Bu tanıma dayalı olarak yüklemin iki şekilde karşımıza çıkabileceğine dikkat edelim. Eylem Tabanı + Haber Kipi + Kişi Eki = Yüklem Eylem Tabanı + Dilek Kipi + Kişi Eki = Yüklem Ad ve Ad Soylu Sözcük + Ekeylem = Yüklem Örnek : Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı. Şuraya bir yatak ser, yavaş yavaş UYARI : Ad ve ad soylu sözcükler ekeylemle çekimlenmeden de yüklem görevinde bulunabilir. Örnek : İçimde tuhaf bir hüzün vardı. (var + idi) İçimde tuhaf bir hüzün var. (var). Yüklemin Özellikleri : ü Yüklem, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbeklerinden de (Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler, ikilemeler, bileşik eylemler) oluşabilir. Örnek : Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. (Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem, yüklem durumunda) Bu ev, kırmızı damlı eski bir köy eviydi. (Yüklem, sıfat tamlaması durumunda) Sizinle konuşan kadın, çocuğun halasıymış.(Ad tamlaması, yüklem durumunda) O sabah güneş pırıl pırıldı.(İkileme, yüklem durumunda) Bu kez galiba baltayı taşa vurduk. (Deyim yüklem durumunda.) ü Yalnızca ad değil, ad soylu tüm sözcükler ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek : Yurdumuzu kurtaran, Atatürk’tür (Ad, yüklem durumunda) Bendim geçen ey sevgili, sandalla denizden. (Zamir yüklem durumunda) Biz üniversiteye giderken o küçüktü. (Adlaşmış sıfat, yüklem durumunda) Onun kaliteli malları çoktur. (Zarf, yüklem durumunda) Ak akçe kara gün içindir. (Edat öbeği yüklem durumunda) Dilimizde sıkça kullanılan bağlaçlardan biri de “ve” dir. (Bağlaç , yüklem durumunda.) Ağzından çıkan tek şey amandı. (Ünlem, yüklem durumunda) ü Eylemsilerden, adeylem ve sıfateylemler, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olur. Örnek : Bütün dileği insanların birbirini karşılık beklemeden sevmesiydi.(Adeylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.) Adam, uzaktan bir tanıdıklarıymış. (Sıfat eylem, ek-eylemle çekimlenerek yüklem olmuş.) ü Yüklem, pekiştirilmiş sözcüklerden de oluşabilir. Örnek : Bütün gece konuştu da konuştu. Bayram sabahı şehrin sokakları bomboştu. Bütün çocukları çalışkan mı çalışkandı. ü Sıralı cümlelerde, iki farklı yargı aynı yükleme uyum gösterirse ortak yüklem kullanılabilir. Örnek : Oğlan dayıya, kız halaya çeker. Bu bağımlı sıralı cümleyi yargı yönünden tek tek incelersek. Oğlan dayıya çeker. Kız halaya çeker. Bu cümlede “çeker” yüklemi ortak kullanılmıştır. ü Kimi durumlarda yüklemin anlatımdan düştüğü görülür. Böyle durumlarda okuyucu veya dinleyici yüklemi zihninden tamamlar. Örnek : Ev yapacaksan tuğladan, kıza alacaksan Muğla’dan. Yukarıdaki anlatım tamamlanırsa : Ev yapacaksan tuğladan yap. Kız alacaksan Muğla’dan al. UYARI : İki farklı yargının tek eylemsiye ve tek yükleme bağlanması çoğu kez yargılardan birinin eylemsiyle ya da yüklemle uyumsuzluğuna neden olur ve anlatım bozukluğu yaratır. Bu anlatım bozukluğuna yüklem eksikliği adı verilir. Bu durumda her farklı yargıyı ayrı bir yancümleye (eylemsiye) ya da yükleme bağlamak anlatım bozukluğunu ortadan kaldırır. Örnek : Sigarayı az içkiyi de hiç içmez. Sigarayı az (içer), içkiyi de hiç içmez. Özne : Cümlede, yüklemin bildirdiği eylemi ya da yargıyı gerçekleştiren ve üstlenen öğe özne adını alır. Özne bir kişi ya da birkaç kişiden oluşuyorsa yükleme “Kim? Kimler?” soruları; kişi dışında bir varlık, nesne ya da kavram ise yükleme “Ne? Neler?” soruları yöneltilir. Örnek : Yazar, bu romanda sıradan bir olayı anlatıyor. (Anlatan kim? Yazar) Özne Yüklem Seni de ansızın yakalar bir gün ölüm. (Yakalayan ne? Ölüm) Yüklem Özne İki Çeşit Özne Vardır : ¨ Gerçek Özne : Yüklemde bildirilen eylemi ve yargıyı yapan, yerine getiren veya üstlenen varlık ve nesnedir. Örnek : Divan edebiyatında işlenen konular, genellikle soyuttur. (Soyut olan ne?) Gerçek Özne Yüklem Hiçbir şair, hiçbir hikayeci yalnız bugün için yazmaz. (Yazmayan kim?) Gerçek Özne Yüklem ¨ Sözde Özne : Yüklemde bildirilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden etkilenen kişi, varlık ya da kavramlardır. Başka bir deyişle gerçek öznenin olmadığı cümlelerde asıl görevi, nesne olan sözcük sözde özne görevi üstlenir. Örnek : Yeni öğretmenler, Doğu Anadolu’ya atanmış. (Atayan kim? Yok) (Atanan kim?) Sözde Özne Yüklem Yerler, çok iyi temizlenmiş. (Temizleyen kim? Belli değil?) (temizlenen ne?) S.Özne Yüklem UYARI : Sözde özne, yalnızca yükleminde bir eylemin bulunduğu eylem cümlelerinde yer alır. Ad cümlelerindeki özne, daima gerçek öznedir. Örnek : Kültür mirasına sahip çıkmak, bilinçli bir tavırdır. Gerçek Özne Yüklem Öznenin Özellikleri : ¨ Bütün ad ve ad soylu sözcükler, cümle içinde özne görevinde bulunabilir. Örnek : Bağışlayın beni arkadaşlar. (Ad, özne durumunda) Yüklem Özne Ben, gül yanaklı bir çocuğa benzerim. (Zamir özne durumunda) Özne Yüklem Tembeller başarılı olamaz. (Adlaşmış sıfat, özne durumunda) Özne Yüklem Gece, bir tül gibi şehre iniyor. (Zarf özne durumunda) Özne Yüklem Gibi, sözcükler ve kavramlar arasında benzetme ilgisi kurar. (Edat, özne) Özne Yüklem Fakat, karşıt yargıları bağlar. (Bağlaç özne durumunda) Özne Yüklem Ey, seslenme anlamı taşır. (Ünlem, özne durumunda) Özne Yüklem ¨ Ad ve sıfat tamlamaları, deyimler ve ikilemeler özne olabilir. Örnek : Sanatçının yaratıcılığı, sezgi ve duygu gücüne bağlıdır. (Ad tamlaması özne durumunda) Kimi şair ve yazarlar, düşüncelerinin kolayca anlaşılmasını istemezler. (Sıfat tamlaması, özne durumunda) Pot kırmak, onun adetiydi. (deyim özne durumunda) Konu komşu bu duruma ne diyecek. (İkileme, özne durumunda) ¨ Kimi durumlarda ara söz, özneyi açıklamak amacıyla kullanılır. Bu kullanıma açıklamalı özne denir. Örnek : Annem, beni doğurup büyüten o yüce insan, artık yoktu. Sınıftan biri, genç bir kız, elini kaldırdı. ¨ Kimi sıralı cümlelerde her cümle için tek bir özne kullanılır ve ortak özne meydana gelir. Örnek : Her canlı doğar, yaşar, ölür. Bu sıralı cümleleri ayırırsak. Her canlı doğar. Her canlı yaşar. Her canlı ölür. “Her canlı” üç ayrı eylemi gerçekleştirdiği için ortak öznedir. ¨ Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede özne görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Şiir okumak / büyük bir zevktir. Yüklem Özne Yan Cümle Temel Cümle Çok Konuşanlar / Dışarı çıksın Özne Yüklem UYARI : İki cümlede tek özne bulunabilir. Böyle öznelere ortak özne denir. Ancak iki farklı yargının tek özneye bağlanması kim zaman yargılardan birinin özneyle uyum sağlayamaması sonucunu doğurur. Bu anlatım bozukluğuna özne eksikliği adı verilir. Örnek : Hepsi ona gülüp geçmiş, onu dinelememişti. Hepsi ona gülüp geçmiş, (hiçbiri) onu dinlememişti. Özne – Yüklem Uygunluğu : Bir cümlede anlamın açık ve anlaşılır olması için özneyle yüklem arasında, tekillik- çoğulluk ve kişi yönünden uygunluk olmalıdır. Özne ile Yüklem arasında iki yönden uygunluk vardır : § Tekillik-Çoğulluk Yönünden Uygunluk : a) Cansız varlıklar, soyut kavramlar insan dışındaki canlı varlıklar, organ ve zaman adlarının çoğul şekilleri özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur. Örnek : Bütün eşyalar kapının önünde duruyor(lar). Bu düşünceler çoktan eskidi(ler). Kuzular uzaktan uzağa bağrıştı(lar). Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker(ler). Günler gittikçe uzuyor(lar). Ellerim tutmuyor(lar). b) Özne birden çok sıfatın oluşturduğu sıfat tamlaması biçimindeyse yüklem genellikle tekil olur. Örnek : Bu iki kafadar yine yola koyuldu(lar). c) Sayı sıfatıyla kurulan tamlamalar özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : İki adam seni arıyor(lar). Sınıftan on kişi dışarı çıktı(lar). d) Belgisiz zamirler özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : Hepsi seni sormaya gelmiş(ler). Bazıları balık sevmez(ler). e) Mecaz-ı mürsel yoluyla oluşan topluluk adları, özne olduklarında yüklem tekil olur. Örnek : Gol atılınca stad ayağa kalktı(lar). Kasaba yollara döküldü(ler). f) İnsanlar için özne çoğul olduğunda yüklem tekil de çoğul da olabilir. Örnek : Öğrenciler sınıfta ders dinliyorlar. Öğrenciler, ders bitince evlerine gitti. g) Cümlede birden çok özne varsa yüklem de çoğul olur. Örnek : A. Muhip Dranas da Cahit Sıtkı da Fransız şiirini örnek aldıklarını kabul etmezler. UYARI : Belgisiz sıfatların tamlayan olarak kullanıldığı sıfat tamlamaları özne olduğunda yüklem tekil de çoğul a olabilir. Örnek : Kimi insanlar böyle düşünmez. Kimi insanlar böyle düşünmezler. Cansız varlıklar kişileştirilip özne görevinde kullanıldıklarında ve çoğul olduklarında yüklem tekil de çoğul da olabilir. Örnek : Dağlar, doğan güne karşı hatalarını düşünüyorlar. Nehirler burada şarkılar söylüyordu. § Kişi Yönünden Uygunluk : a) İkinci ve üçüncü kişiler özne olursa bunların yüklemleri ikinci çoğul kişi olur. Örnek : Sen ve Ahmet beni dışarıda bekleyin. b) Özne birinci ve ikinci kişi ya da birinci ve üçüncü kişiyse yüklem birinci çoğul olur. Örnek : O da ben de seni bekledik. O konuya sen ve ben çalışacağız. c) Özne birinci, ikinci ve üçüncü kişiyse yüklem birinci çoğul olur.
Örnek : Nesne : (Düz Tümleç) Öznenin yaptığı eylemden etkilenen varlık ya da nesnedir. Nesne, cümledeki kullanımına göre ikiye ayrılır : § Belirtili Nesne : Öznenin yaptığı işten etkilenen öğe adın “i” (gösterme, belirtme) durumuyla çekimlenirse belirtili nesne görevi yapar. Belirtili nesneyi bulabilmek için yükleme “Kimi? Neyi? Kimleri? Neleri?” sorularından uygun olan biri yöneltilir. Örnek : Çocuğun elindeki minik siyah köpeği hepimiz sevmiştik. (Neyi?) Belirtili Nesne Bu işin peşinde olduğunu biliyorum, saklama. (Neyi?) Belirtili Nesne Seni de onu da yakından tanıyoruz. (Kimi?) Belirtili nesne § Belirtisiz Nesne : Öznenin yaptığı eylemden etkilenen öğe, ad durum eklerinden biriyle çekime girmişse cümle içinde belirtisiz nesne görevi yapar. Belirtisiz nesneyi bulmak için yükleme “Ne?, Neler?” sorusu yöneltilir. Örnek : Ona her zaman bir kucak dolusu çiçek götürürdüm. (Ne?) Her gece, Kırmızı Başlıklı Kız adında bir masal anlatırdı. Belirtisiz Nesne Nesnenin Özellikleri : a) Nesne, yalnızca yükleminde eylem olan cümlelerde bulunur. Yükleminde ad ve ad soylu sözcüklerin bulunduğu cümlelerde nesne olmaz. Örnek : Bu adam, sorduğum tüm soruları yanıtsız bıraktı. Nesne Eylem b) Nesne, tek sözcük olabildiği gibi sözcük grubu da olabilir. Örnek : Kalemleri, defterleri, kitapları, üst üste yığdı. Nesne Öbeği c) Bazı cümlelerde ara söz, nesneyi açıklamak için kullanılır. Buna açıklamalı nesne denir. Bu söz, nesneyle birlikte tek öğe olarak değerlendirilir. Örnek : Babamı, o büyük insanı, bir daha görmeyecektim. Nesne Açıklamalı Nesne Yaşlı kadın, çocuğu – o kuru, sıska vücudu – son bir kez kucakladı. Nesne Açıklamalı Nesne d) Kimi bileşik cümlelerde birden çok çekimli eylemin ya da eylemsinin anlamını tek nesne tamamlayabilir, buna ortak nesne denir. Örnek : Kitabı eline aldı, bir süre okudu, sonra yerine koydu. (Kitabı belirtili nesnesi aldı, okudu, koydu eylemlerinin ortak nesnesidir.) e) Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede nesne görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Onun buraya gelişini / görmedim. Belirtili Nesne Yüklem Yan Cümle Temel Cümle Ders çalışmayı / istemiyor. Belirtili Nesne Yüklem Dolaylı Tümleç : -e, -de, -den
-e durum eki Yönelme Kime? Bunu bir de babama soralım. Nereye? Okula dilekçe verdim? -de durum eki Bulunma Kimde? Ahmet’te aynısından var. Nerede? Onu geçen gün sokakta gördüm. -den durum eki Çıkma Kimden? Dedemden bütün aile çekinirdi. Neyden? Şekerden böcek çıktı. Nereden? Uzaktan bir ses duyuldu. Dolaylı Tümlecin Özellikleri : a) “e, de, den” durumuyla çekimlenen sözcükler, eylemi zaman değil, durum yönünden etkilerse dolaylı tümleç olmaz. Zarf tümleci veya edat tümleci görevinde bulunur. Örnek : Sabaha orada oluruz (Ne zaman?) Zarf tümleci
Altı yaşında okuma öğrendi. (Ne zaman?) Zarf Tümleci
Sabaha kadar ders çalıştık. (Ne zamana kadar?) Edat Tümleci b) Kimi cümlelerde ara söz, dolaylı tümleci açıklamak amacıyla kullanılır ve açıklamalı dolaylı tümleç meydana gelir. Örnek : Memleketine, özlemini çektiği o yerlere, dönüyordu. Dolaylı Tümleç Dolaylı tümlecin açıklayıcısı Yüklem c) Sıralı cümlelerde dolaylı tümleç, birden çok cümlenin ortak öğesi olabilir. Buna ortak dolaylı tümleç denir. Örnek : Ona çok kızıyor, her gördüğü yerde bağırıyordu. Ona çok kızıyor. Ona her gördüğü yerde bağırıyordu. d) Eylemsiler ve eylemsilerin de yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel Cümle Ondan duyduklarına / inanamayacaksın. Dolaylı Tümleç Yüklem
Yan Cümle Temel Cümle Buraya geldiğine / bin pişman oldu. Dolaylı tümleç Yüklem Uyarı : Dolaylı tümleci bulmak için soruları “Neyden?” sorusu ile zarf tümlecinin sorusu olan “Neden?” sorusu birbirine karıştırılmamalıdır. Örnek : Bu düşünceleri okuduğu kitaplardan edinmiş. (Neyden?) Sıkıntıdan ne yapacağını şaşırmış. (Neden?) Yukarıdaki birinci cümlede “Neyden” sorusuna yanıt veren ve cümleye içinden anlamı katan “okuduğu kitaplardan” söz grubu cümlede dolaylı tümleç görevinde bulunurken, ikinci cümlede şaşırma nedeni olan “sıkıntı” sözcüğü, eylemin nedenini bildirdiği ve “Neden?” sorusuna yanıt verdiği için cümlede zarf tümleci görevi yapmaktadır. Zarf (Belirteç) Tümleci : Yüklemi zaman, durum, miktar, ölçü, yer yön ve soru yönünden gösteren sözcük ya da sözcük öbekleri cümle içinde zarf tümleci görevi yapar. § Yükleme yöneltilen “Nasıl?” sorusu durum zarfı tümleciyle ilgilidir. Örnek : İnsan düşündüklerini açıkça söyleyebilir. (Nasıl söyleyebilir?) Damlaya damlaya göl olur. (Nasıl göl olur?) Olanları ağlaya sızlaya anlattı. (Nasıl anlattı?) § Yükleme yöneltilen “Ne zaman?” sorusu, zaman zarfı tümleciyle ilgilidir. Örnek : O acılı haberi duyunca çok üzülmüştü. (Ne zaman üzülmüştü?) Tren on beş dakika sonra burada olur. (Ne zaman burada olur?) Gelecek ay yeni bir araba alalım. (Ne zaman alalım?) § Yükleme yöneltilen “Ne yöne? Ne taraf?” soruları yer-yön zarf tümleciyle ilgilidir. Örnek : Biraz bekleyip aşağı indim. (Ne yöne?) Az önce dışarı çıktı. (Ne tarafa?) Korkudan bir adım geri çekildim. (Ne yöne?) § Yükleme yöneltilen “Ne kadar? Kaç tane?” soruları azlık-çokluk zarf tümleciyle ilgilidir. Örnek : Onu bir saat daha bekleyelim. (Ne kadar bekleyelim?) Bugün bırak, yeterince çalıştın. (Ne kadar çalıştın?) Çocuk ablasından biraz daha çalışkandı. (Ne kadar çalışkandı?) § Soru zarfı tümleci, yüklemi durum, zaman, yer-yön, miktar, ölçü olarak soru biçiminde etkiler. Örnek : Nasıl dayanırım sensizliğe nasıl? Neden yapmadın söylediklerimi? Niye bakıp duruyorsun yüzüme? UYARI : Yer-yön bildiren sözcükler ad durum ekleriyle çekimlenirse zarf tümleci değil, nesne ya da dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Bir de aşağıyı temizle. (Neyi?) Belirtili nesne Sizi içeride bekliyor. (Nerede?) Dolaylı tümleç Yukardan gürültü geliyor. (Nerden?) Dolaylı tümleç Zarf Tümlecinin Özellikleri : a) Ara söz, kimi cümlelerde zarf tümlecini açıklamak amacıyla kullanılır ve açıklamalı zarf tümleci meydan gelir. Örnek : Önümüzdeki hafta, Pazartesi günü, yeni bir sınav var. Zarf Tümleci Zarf tümlecinin açıklayıcısı Yüklem b) Bağ eylemlerin yer aldığı çeşitli söz grupları cümlede zarf tümleci görevi yapar. Örnek : Yan Cümle Temel cümle Eve uğrayıp / eşyalarımı alacağım. Zarf Tümleci Yüklem Yan Cümle Temel cümle Düşünmeden / hareket etme. Zarf tümleci Yüklem. c) Sıralı cümlelerde zarf tümleci birden çok cümlenin ortak öğesi olarak kullanılabilir ve ortak zarf tümleci meydana gelir. Örnek : Sana her zaman güvendim, inandım. Sana her zaman güvendim. Sana her zaman inandım. d) Bir cümlede aynı veya ayrı türden birden fazla zarf bulunabilir. Aynı türden olan aynı soruya yanıt veren zarfların tümü aynı öğe olarak alınır. Ancak sorular farklı olduğu sürece bunlar ayrı ayrı değerlendirilip ayrı zarf tümleçleri oluşturur. Örnek : Görmeden, bilmeden, vermeden akıyorsun. Zarf tümleci (Nasıl?) Ertesi sabah, dinlenmiş bir biçimde güverteye geldi. Zarf tümleci Zarf tümleci (Ne zaman?) (Nasıl?) UYARI : Sıralı cümlelerde ortak kullanılan zarf tümleci ilk yükleme uygunken, diğer yükleme uymayabilir. Bu anlatım bozukluğu zarf tümleci eksikliği olarak değerlendirilir. Örnek : Annem hiçbir zaman kendini düşünmedi, bizim mutluluğumuz için çalıştı. Annem hiçbir zaman kendini düşünmedi; her zaman bizim mutluluğumuz için çalıştı. Edat Tümleci : Cümleye amaç – sonuç, özgürlük, benzerlik, eşitlik, birliktelik, araç anlamı katan ya da sözcük öbekleri cümle içinde edat tümleci görevi yapar. Örnek : Gemiler, güneye doğru yöneldi. (Nereye doğru?) (yön) Babama göre çalışan kazanır. (Kime göre?) (görelik) Rahat uyumak için ılık bir duş aldı. (Niçin?) (amaç) Çocuk, elindeki küçük kovayla su taşıyor. (Neyle?) (araç) Okula annesiyle gidecekmiş. (Kimle?) (birliktelik) Sen gelinceye kadar işleri bitiririm. (Ne zamana kadar?) (zaman) 14:27 - 15/3/2007 - yorum {19} - yorum yazCümlenin Ögeleri İle İlgili UyarılarÖğelerle ilgili Uyarılar : Öğe Vurgulaması : Cümlede, yüklemden hemen önce gelen öğe, kullanıldığı yere göre en çok vurgulanan öğedir. Örnek : Ayşe, yazdığı cümleyi arkadaşına yüksek sesle okudu. Ayşe, yazdığı cümleyi yüksek sesle arkadaşına okudu. Ayşe, arkadaşına yüksek sesle yazdığı cümleyi okudu. Arkadaşına, yazdığı cümleyi yüksek sesle Ayşe okudu. Soru edatı “mi” cümlede hangi öğeden sonra kullanılırsa o öğeyi vurgulamış ve o öğeyi buldurmaya yönelik kullanılmış olur. Örnek : Bütün bunları sana Ayşe mi söyledi? Ayşe, sana bütün bunları mı söyledi? Ayşe, bütün bunları sana mı söyledi? Ayşe, bütün bunları sana söyledi mi? Cümlede kullanılan soru sözcükleri herhangi bir öğeyi buldurmaya yönelik olabilir. Örnek : Bu kitabı benden sonra kim okumak ister? (Soru, özneyi buldurmaya yönelik) Bu eteğin üstüne ne giyeceksin? (Soru, belirtisiz nesneyi buldurmaya yönelik) Bu soruyu nasıl çözdün? (Soru, zarf tümlecini buldurmaya yönelik) Dün akşam nereden geliyordun? (Soru, dolaylı tümleci buldurmaya yönelik) Yerleri neyle sildin? (Soru, edat tümlecini buldurmaya yönelik) Bugün kimi gördün? (Soru, belirtili nesneyi buldurmaya yönelik) Öğe Çözümlemesinde Dikkat Edilecek Noktalar : § Bir cümlede önce yüklem bulunmalı, yüklem bulunduktan sonra yükleme yöneltilen sorularla özne ve diğer öğeler tespit edilmelidir. § Yükleme, doğru sorular yöneltilmelidir; çünkü yanlış sorular yanlış sonuçlar doğurur. § Cümle, öğelerine ayrılırken hiçbir sözcük ve sözcük grubu açıkta kalmamalı, hepsi yüklemle bir bağlantı kurarak bir öğe değeri kazanmalıdır. Yalnızca bağlaçlar bu kuralın dışında kalabilir. § Bağlaçlar, cümle içinde tek başlarına herhangi bir öğe olamazlar. Ancak bağlandıkları bir söz grubu içinde görev kazanma özellikleri vardır. § Bir cümle öğelerine ayrılırken, belirli söz gruplarının (deyimler, ikilemeler, tamlamalar, bileşik eylemler) kalıp olduğu ve cümlede tek öğe olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. § Bazı cümlelerde aynı öğe olan dil birliklerinin arasına başka söz grupları da girebilir. Bu durumda dil birliği bozulur ve aradaki söz grubu farklı bir öğeyi oluşturabilir. Örnek : Babamın çarşıda böyle küçük bir dükkanı vardı. Dolaylı Tümleç § Ara cümleler, asıl cümlelerin herhangi bir öğesi olamayacakları için cümle öğelerine ayrılırken farklı değerlendirme yapılmalıdır. Örnek : Hızlı hızlı yürüyordu, çünkü yağmur yağıyordu, avluyu geçip fakülteye girdi. Ara cümle § Ara sözler, asıl öğe ile birlikte değerlendirilmeli, ikisi de aynı öğe öbeği sayılmalıdır. Örnek : Aşağıları, kayaların diplerini, iyice araştırmalı, Açıklayıcı ara söz Öğe Tablosu :
14:25 - 15/3/2007 - yorum {9} - yorum yazFiillerin Bütün Çekimlerinin Tablosu22:51 - 6/3/2007 - yorum {4} - yorum yazFiilerde ÇatıFİİLLERİN ÇATISI
Fiillerin öznelerine ve nesnelerine göre aldıkları konuma ve girdikleri biçime çatı denir. “Çatı” fiilin en önemli konusudur. Fiiller çatılarına göre iki grupta incelenir. Bu iki grupta toplam sekiz çeşit fiil vardır: 1. Özne-Yüklem İlişkisine Göre Fiiller a) Etken fiiller (Belli eki yok) b) Edilgen fiiller (-l, -n) c) Dönüşlü fiiller (-l, -n) d) İşteş fiiller (-ş) 2. Nesne-Yüklem İlişkisine Göre Fiiller a) Geçişli fiiller (Belli eki yok) b) Geçişsiz fiiller (Belli eki yok) c) Oldurgan fiiller (-r, -t, -dır) d) Ettirgen fiiller (-r, -t, -dır) Öznesine Göre Fiiller 1. Etken Fiiller : Cümlenin gerçek öznesi varsa, işin kim tarafından yapıldığı belli oluyorsa böyle fiillere etken fiiller denir. Sezai, dün geç geldi. / Bugün geleceğim. (Ben- Gizli Özne) Ger.Özne Etken Etken Yalın haldeki tüm fiiller etkendir. Çünkü yalın fiillerin öznesi ikinci tekil kişidir. Git, yaz, oku, ver...) 2. Edilgen Fiiller : Cümle okunduğunda veya dinlendiğinde, işin kimin tarafından yapıldığı belli olmuyorsa, yani cümlede sözde özne varsa böyle fiillere edilgen fiiller denir. Edilgen fiiller, etken fiillerin sonuna –l, -n ekleri getirilerek yapılır. Kır-ı-l-, sev-i-n-.... Ali pencereyi kırdı. Pencere kırıldı. G.Özne Etken Sözde Özne Edilgen Edilgen fiillerle dönüşlü fiillerin ekleri aynı olduğu için karıştırılabilir. Karıştırmamak için şuna dikkat etmek gerekir: Dönüşlü fiillerde işi yapan bellidir. Yani gerçek özne vardır. Edilgen fiillerde ise işin kim tarafından yapıldığı bilinmez. Yani sözde özne vardır. Dün, çarşıdan öte beri alındı. Ahmet, sana çok alındı. Edilgen Dönüşlü Şu cümleler de edilgendir: Fatih, 29 Mayıs’ta milletçe anıldı. / Ali, Hasan tarafından dövüldü. 3. Dönüşlü Fiiller : Özne tarafından yapılan işin etkisi, başka bir varlığı etkilemeyip yeniden özne üzerine dönüyorsa, böyle fiillere dönüşlü fiiller denir. Genellikle –n, bazen de –l ekleri dönüşlü fiil yapar. Abim, bu olaya çok sevindi. Çocuk, üzerime atıldı. -l, -n eklerini alan fiillerin dışında –leş, -len, -ş eklerini alan bazı fiiller de dönüşlülük anlamı görülür. Türküyü dinleyince iyice dertlendim. Şu günlerde Zehra iyice gelişti. Dönüşlü fiillerde, işi yapan bellidir. Bu nedenle bütün dönüşlü fiiller aynı zamanda etkendir. 4.İşteş Fiiller : Birden çok öznenin karşılıklı veya birlikte gerçekleştirdikleri fiillere denir. İşteşlik eki –ş’dir. Bağr-ı-ş-, gör-ü-ş-.... Bazı fiiller kök halinde işteşlik anlamı taşır. Barış-, güreş-, yarış-... Bazı fiillerde –laş, -leş ekleri getirilerek işteşlik sağlanır. Mektup-laş-, bayram-laş-.. Bazı fiillerde, önce –la, sonra –ş eki getirilerek işteşlik sağlanır. Karşı-la-ş-, selam-la-ş-... Bazı fiiller cümlede kullanılışına göre, bazen işteş olur. Bazen olmaz. Müdürümüz bu toplantıda güzel konuştu. (İşteş değil) / Selma ile Nalan, kütüphanede oturup konuştu. (işteş) Nesnesine Göre Fiiller 1. Geçişli Fiiller : Nesne alabilen, etkisini bir nesne üzerinde gösteren fiillere denir. “Kimi, neyi, ne” sorularına cevap verirler. Gör-, seç-, bil-, al-... Geçişli fiiller cümlede kullanıldığında, genellikle o cümlelerde belirtili veya belirtisiz nesne vardır. Fatih’ten kitap aldım. (Belirtisiz Nesne – Geçişli Fiil) Geçişli fiillerin yüklem olduğu bazı cümlelerde nesne bulunmayabilir. Öğretmen konuyu öğrencilere açıkladı. (Nesne var) Öğretmen öğrencilere açıkladı. (Nesne yok) Geçişli fiil Geçişli fiil 2. Geçişsiz Fiiller : Nesne alamayan yani etkisini bir nesne üzerinde gösteremeyen ve "kimi, neyi, ne” sorularına cevap veremeyen fiillere denir. Otur-, uyu-... Bazı cümlelerde, yükleme sorulan “ne” sorusu özneyi bulmaya yarar. Bu nedenle geçişsiz olan fiil, geçişli sanılabilir. Kitap düştü. (Ne düştü?) (Kitap: Özne) Oluş fiilleri, durum fiilleri, edilgen fiiller ve dönüşlü fiiller nesne almaz. O halde bu tür fiiller geçişsizdir. Yağmur yağdı. (Oluş fiili =geçişsiz), Kapı kırıldı (Edilgen = geçişsiz)... İşteş fiiller, bazen geçişli, bazen geçişsizdir. Özlemle kucaklaştılar. (Geçişsiz), Öğretmenler bu durumu tartıştılar. (Geçişli) Fiiller, kullanıldıkları cümledeki anlamlarına göre bazen geçişli, bazen geçişsiz olabilir. Vapurun düdüğü acı acı çaldı. (Geçişsiz). Şu çocuk, arkadaşının kalemini çaldı. (Geçişli). 3.Oldurgan Fiiller : Geçişsiz fiillere –r, -t, -dır ekleri getirilirse, bu fiiller geçişli olur. Bu şekilde geçişsizken, geçişli yapılan fiillere oldurgan fiiller denir. Geçişsiz Geçişli (Oldurgan) Gül- gül-dür- Otur- otur-t- Gel- getir- 4.Ettirgen Fiiller: Geçişli fiillere –r, -t, -dır ekleri getirilerek geçişlilik derecesi artırılır. Böylece geçişliyken yine geçişli yapılan fiillere, ettirgen fiiller denir. Ettirgen fiillerde genellikle işi başkasına yaptırma anlamı vardır. Geçişli Geçişli (Ettirgen) Sula- Sula-t- İç- İç-i-r- Türkçe’de fiillerin geçişlilik derecesi en fazla dörttür. Sula-t-tır-t- 1 2 3 4 NOT : Çatı ekleri yapım ekleridir. Bu nedenle çatı eklerini alan fiiller, türemiştir. 22:24 - 6/3/2007 - yorum {91} - yorum yazEk-Fiil ve Fiilimsi (Eylemsi)EK-FİİL (EK-EYLEM) İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek, onları yüklem yapan eklere ek-fiil denir. Ek –fiil ekleri şunlardır: -dır, -idi, -imiş, -ise Ek-fiillerin iki temel görevi vardır: a) Basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı yapar. (-dır eki dışındakiler) Sev (i) yor du m. b) İsim ve isim soylu kelimelere gelerek onları yüklem yaparlar. Hayat, yaşayınca güzeldir. Ek-fiiller genel olarak dört bölümde incelenir: 1.Ek-fiilin geniş zamanı 2.Ek-fiilin görülen geçmiş zamanı 3.Ek-fiilin duyulan geçmiş zamanı 4.Ek-fiilin şartı Ek-fiilin geniş zamanı İSİM + EK FİİL ( -dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tür, -tur, -tür) + ŞAHIS EKİ (-ım, -im, -um, -üm, -sın, -sin, -sun, -sün, -ız, -iz, -uz, -üz, -sınız, -siniz, -sunuz, -sünüz, -lar, -ler) ekleri de Ek-fiilin geniş zamanını karşılar. İyi-dir- , yorgundur, yorgunum, yorgunsunuz, yorgunlar. Ek-fiilin geniş zamanı, aynı zamanda ek-fiilin şimdiki zamanını karşılar. DİKKAT :1) “-dır” ek-fiili sadece 3.şahıslarda kullanılır. Birinci ve ikinci şahıs çekimlerinde –dir yerine şahıs ekleri kullanılır. 2) İyelik ekiyle ek fiilin ek hali birbirine karıştırılabilir. Ben iyi bir babayım. (Ek fiilin 1.tekil şahıs hali) / Benim canım babam. (İyelik eki) 3) Üçüncü şahsa gelen “dır” ek fiili istenirse kullanılmayabilir. Bu daha iyidir. / Bu daha iyi. Ek-fiilin görülen geçmiş zamanı İSİM + EK FİİL (-idi, -dı, -di, -du, -dü-tı, -ti, -tu, -tü ) + ŞAHIS EKİ Öğrenci-y- di- m , çalışkandı, güzeldi. Ek-fiilin duyulan geçmiş zamanı İSİM + EK FİİL (-imiş, -mış, -miş, -muş, -müş) + ŞAHIS EKİ Güzelmişim, güzelmişsin, güzelmiş, güzelmişiz, güzelmişsiniz, güzelmişler Ek-fiilin şartı İSİM + EK FİİL ( ise, -se, -sa) + ŞAHIS EKİ Hastaysanız... DİKKAT: Ek-fiilin şartı olan ise isim ve isim soylu kelimelere geldiğinde onları yüklem yapmaz; sadece cümleye şart anlamı kazandırır. Hastaysanız biraz istirahat ediniz. DİKKAT : Ek fiiller sadece isimleri değil; isim soylu olan zamirleri de yüklem yapabilirler. Benim en iyi arkadaşım sen-di-n. / Kim-miş beni soran / En iyi adam Odur. NOT : Ek-fiiller, fiilimsilerin sonuna gelerek onları yüklem yapabilir. En güzel şey, sağlıklı yaşamaktır.
FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) Fiil anlamı taşıyan; ancak fiillerin özelliklerini tam olarak yansıtmayan ve cümlede isim soylu kelimeler gibi görev üstlenen kelimelere fiilimsi (eylemsi) denir. Bilindiği gibi Türkçe’de –(i)msi eki benzeyen anlamına gelir. Buna göre fiilimsi de “fiile benzeyen” demektir. Fiillerin üç temel özelliği vardır: Fiiller, iş hareket, oluş bildirir, mastar eklerini (-mek, -mak) alır, kip eklerini alır. Fiilimsiler ise mastar eklerini ve kip eklerini alamaz. Sadece iş, hareket, oluş bildirmesi bakımından fiile benzer. Fiil Fiilimsi Gel- Gelmek Koş- Koşan adam Gül- gülerek Fiilimsiler üçe ayrılır: 1. İsim-fiiller 2. Sıfat-fiiller (Ortaç) 3. Zarf-fiiller (Bağ-fiil, ulaç) İsim-fiiller Fiilin adı demektir. Fiil kök veya gövdelerine –mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş, -uş, -üş ekleri getirilerek oluşur. Yazmak, konuşmak, yemek, yazma, alış... Konuşmak bir sanattır. Olumsuzluk eki –ma, -me ile isim-fiil eki olan –ma, -me karıştırılmamalıdır. Bu hafta işe gitme. (Olumsuz fiil) / Tatile gitme hazırlıkları başladı. (İsim-fiil) -mak, -mek, -ma, -me eklerini alan bazı kelimeler bir nesnenin adı olarak kullanılabilir. Ekmek, çakmak, yemek, tokmak, kıyma, sarma, kazma... Bu yıl tarlaya buğday ekmek istiyorum. (isim-fiil) Bakkaldan üç ekmek aldı. (İsim) -iş ekini alan bazı kelimeler isim-fiil, isim ve fiil görevinde kullanılabilir. Yurda giriş işlemleri başladı. (İsim-fiil) Binanın girişi çok berbattı. (İsim) Hiç çekinmeden rakiplerine girişti. (Fiil) Sıfat-Fiiler (Ortaç) Fiilin sıfat dönüştürülmüş şeklidir. Fiil kök veya gövdelerine –an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -ır, -ir, -ur, -ür, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş ekleri getirilerek yapılır. Sıfatların her zaman bir ismi nitelediği gibi sıfat-fiiller de genellikle bir ismi niteler. Tanıdık kişi, okumuş adam, çıkmaz sokak.... Sıfat-fiil ekini alan fiiller, bazen isim göreviyle kullanılır. Bayrama katılan öğrencilere izin verildi. (Sıfat-fiil) / Bayrama katılanlara izin verildi. (İsim) (Sıfat-fiiller çekim eki alarak isimleşir.) Sıfat-fiil ekleriyle kip ekleri karıştırılmamalıdır. Görünmez kaza (Sıfat-fiil) / Buradan bizim ev görünmez. (Fiil) Sıfat-fiil eklerinin olumsuzları da yaygın olarak kullanılır. Görmemiş adam, olmayacak iş -dık, -acak sıfat –fiil ekleri, ünlü ile başlayan ekleri aldığında yumuşama olayı meydana gelir. Babamın tanıdığı kişiler geldi. Zarf-fiiller (Bağ-fiil, ulaç) Fiillerin durumunu, zamanını, şeklini bildiren fiilimsilerdir. Fiil kök veya gövdelerine “-ıp, -ip, -up, -üp, -arak, -erek, -ken, -a, -e, -maden, -madan, -alı, -eli, -ınca, -ince, -maksızın, -meksizin, -casına, -alı, -eli, -ınca, -ince, -unca, -ünce, -dıkça, -dikçe, -dukça, -dükçe, -dığında, -düğünde, -mez” ekleri getirilerek yapılır. Zarf-fiiller çoğunlukla bağlama göreviyle kullanıldığı için bir adı da bağ-fiildir. Koşa koşa geldi. Çocuk ağladıkça açıldı. Öğretmen dersi anlatıp çıktı. Zarf-fiiller çekim eki almaz (Diğer fiilimsilerden farklı) NOT : Fiil ve fiilimsilerde olumsuzluk –me, -ma ekleriyle sağlanır. Geniş zamanın olumsuzu –maz, -mez ekleriyle yapılır. Gel-me, gel-mez ÖRNEK SORU: Fiil kök ya da gövdelerinden türeyen, tamlayıcı cümlecik kuran, çekimi olmayan kelime çeşitlerinin ortak adı nedir? (1985 FL) a) İsim-fiil b) Sıfat-fiil c) Bağ-fiil d) Fiilimsi ÖRNEK SORU: “Okul eğitimi dışında kalan gençlerin de eğitilmeleri gerekir.” Cümlesinde “kalan” kelimesinin çeşidi nedir? (1986-FL) a) İsim-fiil b) Bağ-fiil c) Sıfat-fiil d) Yardımcı fiil ÖRNEK SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat-fiil yoktur? (1996 FL/AÖL) a) Günlerce düşünüp çalışarak bir program yaptık. b) Yapılacak işleri öncelik sırasına göre dizdik. c) Bulunduğumuz çevreyi ayrıntılarıyla tanıdık. d) Bu arada bizi üzen olaylar oldu. A) Yolda pek çok tanıdık kimseyle karşılaştık. B) Biraz konuştuk, sonra ayrıldık. C) Onu uzaktan gördük, ama yetişemedik. D) Okuldan çıktık, hemen eve geldik. 22:20 - 6/3/2007 - yorum {212} - yorum yazYapılarına Göre FiilerYAPILARINA GÖRE FİİLLER
Türkçe’de fiiller yapı bakımından üçe ayrılır: 1. Basit fiil 2. Türemiş fiil 3. Birleşik fiil 1.BASİT FİİLLER: Herhangi bir yapım eki almamış, başka bir kelimeyle de birleşmemiş kök durumundaki fiillerdir. Kök, fiilin bölünemeyen en küçük anlamlı parçasıdır. Sev-, ağla-, kaç-, sor- Çekimli bir fiilin kip, kişi ve olumsuzluk ekleri atıldıktan sonra geriye kalan iş, oluş, hareket bildiren kısmı yapım eki almamış, yani başka bir kelimeden türememiş veya başka bir kelimeyle de birleşmemiş fiil basit yapılıdır. Okuyacakmışsın ....Oku-y-acak-mış-sın (Kök-yardımcı ses-gelecek zam.eki-rivayet eki-2.tekil şahıs eki.) 2.TÜREMİŞ YAPILI FİİLLER: Fiil ya da isim köklerine yapım eki getirilerek türetilen fiillerdir. Göz-le- gör-üş yaş-a- giy-in İsim fiil isim fiil Fiil fiil fiil fiil Dikkat ! Yansıma olan kelimelerle de fiil türetilebilir.( Çat-la-, fısıl-da-, hav-la-) Örnek Soru: Hangi cümledeki yüklemin yapısı basittir? (19996 DPY) A) Yeni aldığı elbiseyi bugün giydi. B) Çocuk, yatağından hafifçe doğruldu. C) Seyahatten dönen kardeşini yokladı. D) Akşam olunca sokaklar tenhalaştı. Cevap (A) : Giy-di (Basit) Örnek Soru : Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi isimden türemiş bir fiildir? A) Babam koca bir ayı avlamış. B) Bebeğe yedirdin mi mamasını? C) Bu kartları çok ucuza bastırdım. D) Alıştım artık, bana yapılanlara. Cevap (A) : Av (isim) 3. BİRLEŞİK YAPILI FİİLLER : İki ya da daha fazla kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları fiillerdir. Üç yolla yapılır: a) Yardımcı fiille kurulan birleşik fiiller:
Yardım et- Başarılı ol- Not: Ol- yardımcı fiili tek başına da fiil olarak kullanılabilir. Ben hep sizin yanınızda olacağım. Örnek Soru: “Olmak” fiili aşağıdaki cümlelerin hangisinde yardımcı fiil olarak kullanılmıştır? (1996 – FL / AÖL) A) Gideli iki yıl oluyor. (Zarf Tümleci) B) Her şeyden önce insan olmalı. (Yüklem) C) Evimizin bir de bahçesi olmalı. (Özne) D) Bu yaz ekinler erken oldu. (Zarf Tümleci) Cevap (B) Çözüm: Ol- kelimesi tek başına yüklem olduğu zaman, yanındakini fiilleştirmek yerine onları özne, nesne veya tümleç olarak alır. DİKKAT ! Yardımcı fiille oluşturulan birleşik fiillerde ses düşmesi veya ses türemesi oluşuyorsa fiil bitişik yazılmalıdır. Eğer ünlü düşmesi veya ünsüz türemesi olmuyorsa ayrı yazılır. Sabır-et- sabret- (Ses düşmesi) Af-et- af-f-et- (Ses türemesi) Terk et- Namaz kıl- Hasta ol- Örnek Soru: Hangi cümlede birleşik fiil yoktur? (1993 EML) A) Bahçede çalışan komşumuza yardım edelim. B) İnsanları fikirlerinden dolayı küçümsemeyin. C) Sabahtan beri içimde bir eziklik hissediyorum. Dayıma, sabah erkenden telefon ettim. b) Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller ( Deyim Halindeki Birleşik Fiiller) : Kelimelerin gerçek anlamlarından sıyrılmasıyla yani mecaz anlamda kullanılmasıyla oluşan birleşik fiillerdir. –mek. –mak mastar ekinin alabilen deyimler bu gruba girer. Veya ; isim soylu kelime ya da kelimelerle bir fiilin bir araya gelmesiyle oluşur. Memleketim gözümde tütüyor ! Başka nereye başvurdunuz? Çok eziyet çekmiş. (Göz gezdir-, kafa patlat-, kapı dinle-, kulak asma-, akıl ver-...) c) Kurallı Birleşik Fiiller En az iki kelimenin belli bir kurala göre birleşmesiyle oluşan birleşik fiillerdir. Dilimizde çok değişik kurallı birleşik fiil vardır. Bunların en yaygın olarak kullanılanları dört çeşittir. 1) Tezlik Fiili: Fiil kök ve gövdelerine –ı, -i, -u, -ü ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “vermek” fiiliyle birleştirilir. Tezlik fiilleri daima bitişik yazılır. Geliver-, yapıver-, okuyuver-, seçiver... Tezlik fiillerinde genellikle “çabukluk, beklenmezlik, kolaylık, önem vermeme” anlamları görülür. Gazeteyi yere atıverdi. (Önem vermeme) Fiil Tabanı -(i) ver (mek) Bak (ı)ver- Tezlik fiilinin olumsuzu iki şekilde yapılır: Geliver...gelmeyiver veya Geliverme 2) Yeterlilik Fiili : Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “bilmek” fiiliyle birleştirilir. Bu fiillerde bir işin yapılmasına gücün yetmesi, işi başarma anlamları vardır. Daima bitişik yazılır. Yapabil-, gezebil-, okuyabil-... Yeterlilik fiillerinde genellikle olasılık anlamı görülür. Bu nedenle yeterlilik fiillerinin bulunduğu cümlelerde olasılık zarflarının kullanılması dil yanlışlığına yol açar. Belki yarın köye dönerim. (Doğru) Yarın köye gidebilirim. (Doğru) Belki yarın köye gidebilirim. (Yanlış) Yeterlilik fiilinin olumsuzu üç şekilde yapılır: Alabilirim... (Alamam) (Almayabilirim) (Alamayabilirim) Yukarıdaki üç olumsuz yeterlilik fiilinin aralarında anlam farkı vardır. Birincide kesinlik, ikincide kişinin kendisine bağlı olumsuzluk, üçüncüde ise kişinin elinde olmayan nedenlerden doğan olumsuzluk söz konusudur. 3) Sürerlilik Fiili : İki şekilde yapılır. · Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime “durmak, kalmak, gelmek” fiilleriyle birleştirilir. Bu tür sürerlilik fiilleri daima bitişik yazılır. Uyuyakal-, gidedur-, süregel-... · Fiil kök veya gövdelerine –ıp, -ip, -up, -üp ekleri getirilir. Bu kelimelerden sonra “durmak, kalmak, gelmek” fiilleri kullanılır. Bu tür sürerlilik fiilleri ayrı yazılır. Konuşup dur-, gidip dur-, donup kal-, sürüp gel-... Bu fiillerde, işin belli bir süre devam ettiği anlamı vardır. Sürerlilik fiillerinin olumsuzu yoktur. 4) Yaklaşma Fiili: Fiil kök veya gövdelerine –a, -e ekleri getirilir. Ortaya çıkan kelime, “yazmak” fiiliyle birleştirilir. Yaklaşma fiilleri bitişik yazılır. Düşeyaz-, öleyaz-... Bu fiillerde “olmadı ama az daha olacaktı, az kalsın oluyordu” anlamları vardır. Yaklaşma fiillerinin anlamı olumsuzdur. Bu nedenle yaklaşma fiilleri ayrıca olumsuz yapılamaz. Yani bu fiillerin görünümü olumlu, anlamı olumsuzdur. NOT : Türkçe’de en çok kullanılan kurallı birleşik fiiller bunlardır. Bunlar iki fiilden oluşmuştur. Ayrıca bir fiilimsi, bir fiilden (ağlayacağı tut-, göresi gel-..) ; bir fiil , bir yardımcı fiilden oluşan (hazırlanmış ol-, gider ol-, söyleyecek ol-...) kurallı birleşik fiiller de vardır. 22:10 - 6/3/2007 - yorum {132} - yorum yaz
|
Hoş Geldiniz! TÜRKÇE ve EDEBİYAT İÇİN EĞİTİM VE DÜŞÜNCE SİTESİ GİRİŞ KİMLİK ESKİLER ELMEK KAYNAKLAR YENİLER @ SBS ve OKS SONUÇLARI @ YILSONU ETKİNLİĞİMİZ @ YORUMSUZ BİR ALINTI @ Temel Ögeler (Özne, Yüklem) @ Yardımcı Ögeler @ Cümlenin Ögeleri İle İlgili Uyarılar @ Fiillerin Bütün Çekimlerinin Tablosu @ Fiilerde Çatı @ Ek-Fiil ve Fiilimsi (Eylemsi) @ Yapılarına Göre Fiiler @ Fiillerde Basit ve Birleşik Kip @ Fiiler (Eylemler) @ Ad Tamlamaları @ Adlar @ Uygar(!) Avrupa'ya... SON YORUMLAR
teşekkürler ödev çatılar yarın sınava gircemm@@@@@@@@@@@q fiilimsi kompozizyon SINAV :)))))) fiilimsi KOMŞULAR - ferdagurel - baska - ivriz - ergenc - blueveil - ereglim - erdenaymelek - tiktaknaz - arabatutkunu - Blogcu Yardım - takkkkk - gsultraslangs - boykotcu - turkkceegitimi - topbaserhan - kodadiarda - siiryarismasi - imlakilavuzu - applesugar - wolff - tayaz - turkceyasam - bassullumuhasebe - iremandgizem - meleginmarifetleri - 6bsimdi7b - ima42 - turkcedersinehir - hamithankocak - cemilekocak - sevimlimlek - cimcimekiztugba - nayrilmazkankalart - alialimturk |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||